9 C
İstanbul
Çarşamba, Haziran 23, 2021
Ana Sayfa Genel AVUKATLIKTAN SANIKLIĞA GİDEN YOL

AVUKATLIKTAN SANIKLIĞA GİDEN YOL

Her mesleğin olduğu gibi avukatlık mesleğinin de handikapları vardır. Atasözlerimiz her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır diye nitelendirse de bu durumu… Yiğidin yoğurt yeme şekli bazen yiğitliğe de halel getirebiliyor… Bu yazıya konu olan meslektaşım, 25 yıllık dostum avukat H. Hakan Günaslan’ın başına gelenler tamamen bu “handikapların” dışında absürt diyebileceğimiz, kara mizaha konu olabilecek bir durum…

Avukat H. Hakan Günaslan mesleğini icra ederken, özensiz davranmamış, müvekkilin kendine güvenini kötüye kullanmamış, kendine verilen vekaletin hakkını sonuna kadar yerine getirmiştir. Balıkesir/Kepsut L Tipi Cezaevi’nde 8.5 ay boyunca cezaevi görevlilerinin bilgisi dahilinde işkenceye maruz kalan; nihayetinde “sahipsiz ve Kürt olduğu için” öldürülen Ulaş Yurdakul’un ailesine gönüllü avukatlık yapmıştır… Bu tutumuyla avukatlık mesleğinin aynı zamanda insan hakları savunuculuğu olduğunun da altını çizmiş, yeniden anımsatmıştır.

Ulaş Yurdakul, Balıkesir/Kepsut L Tipi Cezaevi’nde 14.04.2016 tarihinden, öldürüldüğü gün olan 01.01.2017 tarihine kadar sabah akşam öldürülesiye dövülmüş, ilaçlarla uyuşturulmuş, tuvaletin karşısındaki merdiven altında yatırılmış ve en sonunda öldürülmüştür.

Savcılık makamı, cezaevinde yaşanan bu yaşam hakkı ihlaline ilişkin; gerçeği açığa çıkaracak etkin bir soruşturma yürütmemiş… Şüpheliler arasında devlet memurlarının da bulunduğu anlaşılınca, tam tersi kol kırılır yen içinde kalır anlayışıyla, cinayetin üstü örtülmeye çalışılmıştır. Olayın ülke basınına yansımasıyla inceleme yapılmış, yapılan bu inceleme sonucu savcılıkça sonuçlandırılan soruşturmanın yetersiz olduğu açığa çıkmıştır.

H. Hakan GÜNASLAN

Buraya kadar şaşırmamış, duyarlı her insan gibi “memleketimden bir hukuk(suzluk) manzarası”na daha tanık olmanın tarihsel ağırlığı altında ezilmiş olabilirsiniz. Ama Avukat H. Hakan Günaslan’ın absürt diyebileceğimiz hikayesi bundan sonra başlıyor. Hakkında “soruşturmanın gizliliğini ihlal”den soruşturma başlatılan meslektaşım avukatlık sandalyesinden kaldırılıp bir anda sanık sandalyesine oturtuluyor.** Olayın trajik noktası savunma makamının, hangi koşullar altında, nasıl sanık olabileceğinin şartlarının uygulamada öngörülebilir olmamasıdır… Soru ya da sorun şu: Avukata dahi uygulanmayan yazılı hukuk, normal vatandaşa ne derece uygulanır? Avukatın dahi haklarının güvence altında olmadığı bir ülkede, normal vatandaşın hakları ne kadar güvence altında olabilir?

Avukat H. Hakan Günaslan neden avukatlık sandalyesinden apar topar bir şekilde sanıklık sandalyesine oturtuldu? Tabiri caizse “dosyasına” iyi çalıştığı için ve savcılık makamının yapması gereken “maddi gerçeği” açığa çıkarma işini keyfi ve fiili engellemelere rağmen açığa çıkardığı için… Adaletin savunucusu ve yerine getiricisi olduğu için…

Burada sadece Avukat H. Hakan Günaslan değil, yargı sistemi ve biz avukatlar da tehdit altındayız aslında… Normal vatandaşı varın siz düşünün… Aba altından gösterilen sopa hepimize… Dün tek tip insan yaratmak için toplumun büyük kesimlerini ötekileştirenler, bugün tek tip hukuk ve hukukçu yaratma çabası içerisindeler…

Geçmiş yıllarda çokça konuşulduğu üzere; mesleğimizi icra ederken giydiğimiz cübbemizin bile iliklenecek düğmesinin olmaması; biz adalet savunucularının ne kadar güçlü tarihsel geleneği olduğunun göstergesidir… Bir anlık kibre kapılıp bunu unutan “efendisinin memurlarına” bu durum itinayla hatırlatılır…

*Avukat

**Avukat H. Hakan Günaslan’ın sanık olarak yargılandığı davanın ilk duruşması 5 Mart’ta İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 13.30’da yapılacaktır.

Bu yazı Gazete Duvar’da yayınlanmıştır.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

Savaş yoksulluktur, işsizliktir, açlıktır, yetersiz beslenmedir!

"Savaş yoksulluktur, işsizliktir, açlıktır, yetersiz beslenmedir, bunun sonucu ortaya çıkan hastalıklardır..." *** ERİCH MARİA REMARQUE (123. Doğum gününde saygıyla...)   Almanya'da Hitler faşizminin iktidara gelmesiyle birlikte kitapları meydanlarda...

İkinci Yeni’den Toplumcu Şiire: Kemal Özer’in Şiir Serüveni

İkinci Yeni’den Toplumcu Şiire: Kemal Özer’in Şiir Serüveni  Giriş Cumhuriyetin ilk yıllarında Tük şiiri çeşitli vadilerde gelişimini sürdürürken çeşitli arayışlar içerisinde olan ve bunun sonucu şiirinde...

TYS BASIN AÇIKLAMASI

BASINA VE KAMUOYUNA Ekonomik krizin her gün derinleştiği ülkemizde, tüm halkı ayrıştıran ve çatışma iklimi yaratan bir politika izlendiğini görüyoruz. Devletle içiçe olan bir suç...

“Perspektif olmaksızın bir sanatsal üretimin ortaya çıkarılması düşünülemez”

Halen kurucusu olduğu “Sanat ve Toplum” internet sitesinin editörlüğünü yürüten Sinan Abuzer AKDAĞ ile genel anlamda sanatın sorunları, özel anlamda sanata bakışı ve alana ilişkin çözüm...

SON YORUMLAR

Mehmet Konyali on GICIR GICIR
Bilgehan Oğuz on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Rasim Aşın on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Ikbal kaynar on 46’LI
Yuksel on HIDIR DAYI
Gülbahar Yılmaz on ABU
Mustafa Düzgün on İZLER
B.Nur Erkoç on İZLER
Nur Erkoç on ASKIDA EKMEK
Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on BOŞ EV
Rafet Canpolat on BOŞ EV
Atilla IŞIK on BOŞ EV
Deniz on BOŞ EV
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK