Altta Anagold Madenciliğin kamuoyu duyurusu ve ben bu duyuruya dair bölüm bölüm tartışmaya çalışacağım. Öncelikle bu kamuoyu açıklaması açık ve şeffaf bir açıklama gibi verilmeye çalışılıyor ve madene dair güven tazelemeyi amaçlıyor. Oysa hiçte göründüğü gibi değil. Şimdi ilk bölüme bakalım.

 

“Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Anagold), Erzincan ili, İliç ilçesinde bulunan Çöpler madenini, 2010 yılından bu yana, Türk ve uluslararası mevzuata uygun ve güvenli bir şekilde işletmektedir. Türk çevre, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, Avrupa Birliği direktifleri ile uyumlu olup, standartları çok yüksek düzeydedir. Madenin ve tesislerin güvenli bir şekilde işletilmesi, Anagold çalışanları tarafından yakından izlenmekte ve ilgili resmî kurumlar tarafından da ayrıca denetlenmektedir. Anagold, her zaman ilgili mevzuata uygun çalışan, dünyanın en iyi uygulamalarını hayata geçiren ve standartları en üst düzeyde olan bir Türk maden işletmesidir.”

Şimdi baştaki Türk söylemine dönelim Türk diye bir devlet mi var? altta ise Türk maden işletmesidir, diyor. Türk diye bir devlet yok, Türkiye var. Peki niye yapıyor bunu. Arkasına aldığı siyasi iktidardan destek almak için. Türk ve Türkiye’yi ayıramayacak bir şirket değil bunlar. Bir yanlış ve yanılsama gibi görünen bu söylemin kullanılmasının bir nedeni olmalı. Yani bilinçli olarak Türk deniyor burada. Peki Türk maden işletmesi olabilir mi ya. Türkiye de bir maden işletmesi olur. Bu maden şirketlerinin ortakları Kanadalı Anagold ve Çalık Holding. Çalık Holding’in hissesi ise yüzde yirmi. Yani Çalık Holding’in burada olmasının nedeni anlaşılan o ki, görüntüde bir ortaklık. Madenin iş alanında bir şeyler yapmaktan daha çok olabilecek tepkilere ve olumsuzluklara karşı bir koruyucu önlem anlamındadır ortaklığı. Yoksa bu şirkete Türkiye şirketi demeden bir Türk şirketidir demek bir yanlış kullanım değildir. Burada çaktırmadan yapılan bu milliyetçi söylemle Çalık Holding hatırlatılarak Türkiye’de bu şirketi himayeleri altına alanlara bir hatırlatma yapılıyordur. Bir kamuoyu açıklamasının böyle başlamasının nedeni var olan çıkar ilişkileri olabilir.

 

“Anagold maden işletmesi, proses tesisleri ve Atık Depolama Tesisi (ADT), en yüksek dünya standartlarında inşa edilmiştir ve işletilmektedir. Şirketimiz tarafından yapılan uygulamalar, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki madencilik operasyonlarında da aynı şekilde yürütülmektedir.”

Bütün bu standartlara rağmen kendileri de kabul ettiği gibi neden sorun çıkıyor. Yani dünyanın en gelişmiş teknikleriyle çalışan Anagold firmasının bu madeninde sorun çıkmış. Kısacası kamuoyunu yanıltmak için bu firma demogoji yapmaktadır. Ya da dersiniz ki Erzincan İliç özelinde şöyle şöyle bir sorun olduğu için böyle böyle olmuştur. Bu durumdan dolayı var olan standartlarımız ve tekniğimiz yetmemiştir.

 

“ADT bir kütle dolgu barajıdır, yani duvarı sıkıştırılmış kaya ile inşa edilmiştir. Duvar tamamen sağlam bir temel üzerine inşa edilmiş olup, o kadar kalındır ki, duvarın kendisi, duvar arkasında depolanan atıklardan daha ağırdır. Bu tip ADT’ler son derece güvenlidir ve depremlere dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarımlar, uluslararası ve Türk uzmanlar ile profesörler tarafından gözden geçirilmiş, modellenmiş ve test edilmiştir.

  • ADT’nin tasarlandığı şekilde inşa edilmesini sağlamak için, ADT’nin yapımı sırasında, inşaat faaliyetleri bağımsız bir mühendislik firması tarafından denetlenmiştir. Hem inşaat faaliyetleri hem de bağımsız

mühendislik firması tarafından gerçekleştirilen kalite kontrolleri, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sürekli gözetimi altındadır.

  • ADT’nin tabanı, sızıntıyı önlemek için çoklu astar katmanları ile kaplanmıştır. Çoklu astar katmanları hem plastik hem de kilden oluşmaktadır. ADT taban kaplaması kusursuz durumdadır, herhangi bir hasar veya sızıntı mevcut değildir.
  • ADT’deki su, geri kazanılarak maden proses tesisine verilir ve bu da temiz su kullanma ihtiyacını azaltır.”

 

Şimdi ADT dediği Siyanür havuzu. Anagold firması kamuoyunu bilgilendirmek için toplumsal korku yaratmamak için bütün bunları söylüyor. Bunu anladık. Peki bütün bunlara rağmen 20 bin ton ve içinde sekiz kilo siyanür olan atık nasıl ortaya çıkıyor. Şu üstte söylediklerinin hangisi bu atığın toprağa ve suya yayılmasını engellememiş. Sorulan soru şu, böyle bir atık nasıl ortaya çıktı. Bu kadar güvenilir ve dünya standartlarına uygun madende. Bize siyanür havuzunun ne kadar güvenli olduğunu ne diye anlatıyorsunuz. Şu an ortaya çıkan sonuç, hiç bir standartta uymadığınız veya alt yapı teknik yetersizliğinizle ilgili bir sorun var demek ki. Bize nasıl böyle bir durum çıktı ortaya bunu anlatın. Boş yere demogoji yapmayın. Bu ciddiyetsiz ve laubali kamuoyu açıklamasının rahatlıkla kabul görmesinin arkasında başka nedenlerde olmalı. Bu firma yetkililerinin bu tarz bir demogokluğa yol almalarının bir nedeni olmalı. Bu rahatlığı ve gayri ciddiyetsizliği yaratan bir neden.

“• Tüm madencilik ve proses operasyonlarının (ADT dâhil) çevresindeki yüzey ve yeraltı suları düzenli olarak izlenmekte ve örneklenmektedir. Yüzey ve yeraltı sularında hiçbir zaman kirlenme söz konusu olmamıştır. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından uzmanlar, Anagold’un su kalitesi izleme programını ve sonuçlarını düzenli olarak incelemektedir.

 

  • Hiçbir proses veya maden atığı, çevreye veya nehre atılarak bertaraf edilmemektedir. Proses sonrası ortaya çıkan öğütülmüş kayaya maden atığı adı verilmektedir. Maden atıkları, ADT’ye gitmeden önce nötralize edilmekte olup, gönderilen çamur zararsızdır. ADT’de sülfürik asit bulunmamaktadır ve çamur içerisindeki siyanür de nötralize edilmektedir. Bu atık aslında asidik olmayıp, tam tersi hafif alkali niteliktedir.”

 

Şimdi böyle bir açıklamayı maden şirketi yapabilir mi? Yer altı sularının izlenmesi ve örneklenmesi işini yapacak olan kurum DSİ dir. O zaman DSİ’nin bu gözlemi yaptığına dair belirli belgeler sunması lazım. Bu maden şirketi kamuoyu bilgilendirme sürecinde bu belgeleri şeffat şekilde sunmalıdır. Korkunç bir şekilde doğa katliamı ve insan katliamı sürecine girilirken devletin hiçbir kurumundan bir belge ortaya konmuyor. Peki ne yapıyor, bize güvenin. Nasıl güveneceğiz. Bu nasıl bir serkeşlik ve devletin hiçbir kurumu bu durumu açıklayacak bir şey bile söylemiyor. Toplumu rahatlatırmak için bu açıklamaya neden devlet kurumları katılmıyor. Yukarıda adı gecen Çevre Şehirçilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hiç umurunda değil mi bu işler. Yani suçlu,  suç ortaklarım şunlardır diyor. Suç ortaklarından hiçbir ses yok. Böyle bir kamuoyu açıklaması mı olur ya.

“21 Haziran 2022 günü maden operasyon sahasında seyreltilmiş siyanür içeren bir solüsyon döküntüsü meydana gelmiştir. Döküntü hızlı bir şekilde temizlenmiş ve bu olay derhal T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bildirilmiştir. Maden sahasında gerçekleşen solüsyon döküntüsünün içerisindeki toplam siyanür miktarı yaklaşık 8 kg’dır. Sosyal medyada yer alan asılsız iddialara göre tonlarca siyanür döküntüsü olduğu ve Fırat Nehri’ni etkilediği iddiaları tamamen yanlıştır.

 

  • Atmosfere siyanür deşarjı yoktur. Siyanürle işlem yapılmayan otoklavlardan gerçekleşen emisyonun, mevzuata uygun olup olmadığının teyit edilmesi için T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca görevlendirilen akredite laboratuvarlar tarafından ölçümler yapılmakta ve sonuçlar aynı Bakanlık tarafından incelenip onaylanmaktadır.”

 

Şimdi üsteki açıklama da iki sorun var Üstte siyanürün nötralize edildiği söyleniyor. Burada ise sekiz kilo siyanür deniyor. Bu siyanürün nasıl bir siyanür olduğuna dair bilgi verilmiyor. Mademki bu siyanür onların dediği gibi zararsız ve nötralize edilmiş olsun. O zaman en yüksek ceza neden kesiliyor bu firmaya. O zaman neden bakanlık açıklama yapmıyor, bu firma açıklama yapıyor. Toplumun rahatlamasını ve belgeleri sunarak toplumu bilgilendirecek kurum suçlanan ve kapatılması istenen Anagold firması mı olmalıdır.

“Anagold, Çöpler Altın Madeni’ne bugüne kadar 1.75 Milyar ABD doları yatırım yaparak, ülkemize kazandırdığı tesis ile yöre halkına ve Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlamıştır.

Topluma, çalışanlara ve çevreye gösterilen özen, Anagold’un temel değeri olup, madenin kurulumu ve işletilmesi bu esas üzerine tesis edilmiştir. Anagold’un; üstün performansı nedeniyle 2021 yılında uluslararası bağımsız bir kurum olan SME (Madencilik, Metalurji ve Arama Derneği) tarafından iş sağlığı ve güvenliği alanında operasyonel mükemmellik ödülüne layık görülmesi, dünya madencilik endüstrisindeki en düşük işçi yaralanma oranlarından birine sahip olması, Anagold Sosyal Kalkınma Fonu da (Anagold-SKF) dâhil olmak üzere toplum eğitimi, sağlığı, altyapısı, spor ve kültürel faaliyetler konularında büyük katkılar sağlaması gibi birçok gurur verici katkısı ve başarısı mevcuttur. Anagold, 2018 yılından bu yana SKF aracılığıyla tarım, sağlık, eğitim gibi birçok alanda sürdürülebilir gelir fırsatlarını destekleyen programlar için bugün itibariyle 1.6 Milyon ABD doları ayırmıştır. SKF, madencilik faaliyetlerinin sona ermesinden sonraki dönem için kalkınma ve iş birliğini, beceriyi, uzmanlığı ve gelir getirici faaliyetleri destekleyerek tüm yöre halkının madenden bağımsız olarak güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Anagold, devletten sonra bölgedeki en büyük işveren ve yatırımcı olup, ilgili mevzuat ve uluslararası standartlara tamamen uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdüreceğini taahhüt ederek, Türkiye ekonomisine ve yerel ekonomiye değer katmaya devam edecektir.”

Artık saadete geldik. 1.75 Milyar ABD doları olan bir yatırımdan söz ediliyor. Böyle bir yatırımı yapan firma, ki dünyanın en büyük firmalarındandır. Bunun yüz misli karşılığını almak için yapıyordur. Kapitalistler bir verip on almayacağı hiçbir işe girmez. Bu açıklamayı yapanlar bile o gerçeği bizden iyi biliyor. Peki bu gerçeğe rağmen neden harcadıkları milyar dolarları bu kamuoyu açıklamasında belirtiyor. Bu gerçeği birilerinin gözüne neden dayatıyor. Bu dayatmanın ve bana göre tehdidin arkasındaki neden siyasal iktidarlarla yapmış oldukları anlaşmalarla ilgilidir. Tehdidi uzatarak dolu sosyal faaliyetleri nasıl desteklediklerini anlatıyor. Sözü ise Türkiye ekonomisine değer katmakla bitiriyor. Kısacası siyasal iktidarla girmiş olduğu ilişkinin pervatsızlığıyla böyle bir kamuoyu açıklaması yapıyor Kanadalı Anagold firması.

Türk türk diye başlayan bu açıklama da milliyetçi damar üzerinden birilerine sesleniliyor. Amaç kamuoyu açıklaması gibi görünse de, siyasi iktidarla girilmiş ilişkilerin yansıdığı bir açıklamayla karşı karşıyayız.Aslında yer altı kaynaklarımız resmen talan ediliyor ve çalınıyordur bu siyasi iktidarın yapmış olduğu anlaşmalarla. Yer altı kaynaklarının kontrolü siyasi iktidardan bağımsız devlet kurumlarının denetiminde olmalıdır. Bunlar bu topraklarda yaşayan insanların öz malıdır. Oysa ortada milliyetçi söylem adı altında resmen yağma ve talan vardır. İşin diğer tarafı ise gerçekten toplumun bilgilendirilmesi ve dürüst bir açıklama yapılması için. Büyük bir toplumsal baskı gerekmektedir. Bu atık Fırat havzasının yok olmasını sağlayacağı gibi yüz binlerce insanın ölümüne veya hastalanmasına neden olabilir. Bir Çernobil felaketiyle belki de karşı karşıyayız. Bu felaketi azaltmanın ve önleyebilmenin yolu ülkemizdeki STK ve demokratik kitle örgütlerinin yaratacağı baskıdır.

 

Altta Anagold firmasının kamuoyu açıklaması.

 

Kamuoyu Açıklaması

 

Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Anagold), Erzincan ili, İliç ilçesinde bulunan Çöpler madenini, 2010 yılından bu yana, Türk ve uluslararası mevzuata uygun ve güvenli bir şekilde işletmektedir. Türk çevre, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, Avrupa Birliği direktifleri ile uyumlu olup, standartları çok yüksek düzeydedir. Madenin ve tesislerin güvenli bir şekilde işletilmesi, Anagold çalışanları tarafından yakından izlenmekte ve ilgili resmî kurumlar tarafından da ayrıca denetlenmektedir. Anagold, her zaman ilgili mevzuata uygun çalışan, dünyanın en iyi uygulamalarını hayata geçiren ve standartları en üst düzeyde olan bir Türk maden işletmesidir.

Anagold’un faaliyetleri ile ilgili bazı yanlış bilgiler kasıtlı olarak yayılmaktadır. Maalesef gerçeklerle ilgili yaratılan kafa karışıklığı, şahsi mali avantaj sağlamaya çalışan kişilerin yaptığı yanlış ve kasıtlı bilgilendirmelerin bir sonucudur. Bu durum, kamuoyunu da gereksiz şekilde meşgul etmekte ve endişeye sevk etmektedir. Bilgilerin doğruluğunu teyit etmede başarısız olan, bunu umursamayan ve yanlışları tekrarlamayı sürdüren kişiler tarafından yanlış bilgilerin yayılması sorumsuzluktur. Anagold, açık ve şeffaf iletişimi benimseyen, uygulayan ve taahhüt eden bir kuruluş olarak talep edenlere gerçek verileri temin etmektedir. Daha da anlaşılır olması açısından, bazı önemli çevresel ve sürdürülebilirlik unsurları hakkındaki gerçeklerin açıklaması aşağıdaki gibidir.

  • Anagold maden işletmesi, proses tesisleri ve Atık Depolama Tesisi (ADT), en yüksek dünya standartlarında inşa edilmiştir ve işletilmektedir. Şirketimiz tarafından yapılan uygulamalar, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki madencilik operasyonlarında da aynı şekilde yürütülmektedir.
  • ADT bir kütle dolgu barajıdır, yani duvarı sıkıştırılmış kaya ile inşa edilmiştir. Duvar tamamen sağlam bir temel üzerine inşa edilmiş olup, o kadar kalındır ki, duvarın kendisi, duvar arkasında depolanan atıklardan daha ağırdır. Bu tip ADT’ler son derece güvenlidir ve depremlere dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarımlar, uluslararası ve Türk uzmanlar ile profesörler tarafından gözden geçirilmiş, modellenmiş ve test edilmiştir.
  • ADT’nin tasarlandığı şekilde inşa edilmesini sağlamak için, ADT’nin yapımı sırasında, inşaat faaliyetleri bağımsız bir mühendislik firması tarafından denetlenmiştir. Hem inşaat faaliyetleri hem de bağımsız mühendislik firması tarafından gerçekleştirilen kalite kontrolleri, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sürekli gözetimi altındadır.
  • ADT’nin tabanı, sızıntıyı önlemek için çoklu astar katmanları ile kaplanmıştır. Çoklu astar katmanları hem plastik hem de kilden oluşmaktadır. ADT taban kaplaması kusursuz durumdadır, herhangi bir hasar veya sızıntı mevcut değildir.
  • ADT’deki su, geri kazanılarak maden proses tesisine verilir ve bu da temiz su kullanma ihtiyacını azaltır.
  • Tüm madencilik ve proses operasyonlarının (ADT dâhil) çevresindeki yüzey ve yeraltı suları düzenli olarak izlenmekte ve örneklenmektedir. Yüzey ve yeraltı sularında hiçbir zaman kirlenme söz konusu olmamıştır. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından uzmanlar, Anagold’un su kalitesi izleme programını ve sonuçlarını düzenli olarak incelemektedir
  • Hiçbir proses veya maden atığı, çevreye veya nehre atılarak bertaraf edilmemektedir. Proses sonrası ortaya çıkan öğütülmüş kayaya maden atığı adı verilmektedir. Maden atıkları, ADT’ye gitmeden önce nötralize edilmekte olup, gönderilen çamur zararsızdır. ADT’de sülfürik asit bulunmamaktadır ve çamur içerisindeki siyanür de nötralize edilmektedir. Bu atık aslında asidik olmayıp, tam tersi hafif alkali niteliktedir.
  • Maden sahasından asla siyanür deşarjı olmamıştır. Maden sahası içinde döküntüler olursa, bunlar nötralize edilir, temizlenir ve derhal ilgili kurumlara bildirilir.
  • 21 Haziran 2022 günü maden operasyon sahasında seyreltilmiş siyanür içeren bir solüsyon döküntüsü meydana gelmiştir. Döküntü hızlı bir şekilde temizlenmiş ve bu olay derhal T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bildirilmiştir. Maden sahasında gerçekleşen solüsyon döküntüsünün içerisindeki toplam siyanür miktarı yaklaşık 8 kg’dır. Sosyal medyada yer alan asılsız iddialara göre tonlarca siyanür döküntüsü olduğu ve Fırat Nehri’ni etkilediği iddiaları tamamen yanlıştır.
  • Atmosfere siyanür deşarjı yoktur. Siyanürle işlem yapılmayan otoklavlardan gerçekleşen emisyonun, mevzuata uygun olup olmadığının teyit edilmesi için T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca görevlendirilen akredite laboratuvarlar tarafından ölçümler yapılmakta ve sonuçlar aynı Bakanlık tarafından incelenip onaylanmaktadır.
  • Onaylanmış 2. Kapasite Artışı ÇED’i, madenin mevcut alanından yaklaşık 60 hektar bir genişlemeye izin vermektedir.

Anagold, Çöpler Altın Madeni’ne bugüne kadar 1.75 Milyar ABD doları yatırım yaparak, ülkemize kazandırdığı tesis ile yöre halkına ve Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlamıştır.

Topluma, çalışanlara ve çevreye gösterilen özen, Anagold’un temel değeri olup, madenin kurulumu ve işletilmesi bu esas üzerine tesis edilmiştir. Anagold’un; üstün performansı nedeniyle 2021 yılında uluslararası bağımsız bir kurum olan SME (Madencilik, Metalurji ve Arama Derneği) tarafından iş sağlığı ve güvenliği alanında operasyonel mükemmellik ödülüne layık görülmesi, dünya madencilik endüstrisindeki en düşük işçi yaralanma oranlarından birine sahip olması, Anagold Sosyal Kalkınma Fonu da (Anagold-SKF) dâhil olmak üzere toplum eğitimi, sağlığı, altyapısı, spor ve kültürel faaliyetler konularında büyük katkılar sağlaması gibi birçok gurur verici katkısı ve başarısı mevcuttur. Anagold, 2018 yılından bu yana SKF aracılığıyla tarım, sağlık, eğitim gibi birçok alanda sürdürülebilir gelir fırsatlarını destekleyen programlar için bugün itibariyle 1.6 Milyon ABD doları ayırmıştır. SKF, madencilik faaliyetlerinin sona ermesinden sonraki dönem için kalkınma ve iş birliğini, beceriyi, uzmanlığı ve gelir getirici faaliyetleri destekleyerek tüm yöre halkının madenden bağımsız olarak güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Anagold, devletten sonra bölgedeki en büyük işveren ve yatırımcı olup, ilgili mevzuat ve uluslararası standartlara tamamen uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdüreceğini taahhüt ederek, Türkiye ekonomisine ve yerel ekonomiye değer katmaya devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here