9 C
İstanbul
Cuma, Ocak 21, 2022
Ana Sayfa Genel İZMİR TİYATROLARI DERNEĞİ, PROF. DR. NURHAN KARADAĞ’I, 6. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANDI..

İZMİR TİYATROLARI DERNEĞİ, PROF. DR. NURHAN KARADAĞ’I, 6. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANDI..

Ölümünün 6. Yılında Nurhan Karadağ “Academy İzmir” salonunda anıldı. Etkinliğe konuşmacı olarak Ankara’dan hocamızın eşi Beyhan Karadağ, kızı Umay Karadağ, İzmir’den Prof. Dr. Murat Tuncay ve Özlem Başkaya katıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü Özgür Başkaya gerçekleştirdi.
Anma etkinliği moderatörün Nurhan Karadağ’ın hayatı ve sanatı ile ilgili kısa bilgiler vermesiyle başladı. Ardından Murat Tuncay, Nurhan Karadağ’ın 1968 ve sonrasındaki çizgisi, köy seyirlik konusundaki konumlanışı, akademik yaşantısı ve Türk Tiyatrosundaki yerini anlatan bir konuşma yaptı. Derinlikli bu konuşmanın ardından Umay Karadağ “bir baba olarak” Nurhan Karadağ’ı, Özlem Başkaya “bir hoca olarak” Nurhan Karadağ’ı anlattı. Beyhan Karadağ duygu yoğunluğundan konuşma yapamadı. Duygusal anların öne çıktığı etkinlik Özgür Başkaya’nın “Anadolu’nun Bağrından Gelen Tiyatro Çınarı: Nurhan Karadağ” isimli yazısını okumasıyla son buldu. Anmaya izleyici olarak gelen Erdoğan Aytekin, etkinlik sonunda, Karadağ’ın “söyleşili tiyatro – belgesel tiyatro” konularındaki yerini açımlayan kısa bir konuşma yaptı. Kemal Aygen, Ahmet Bulut vb. tiyatro sanatçılarının da izleyici olarak katıldığı anmaya, tiyatro sınavlarına girecek 13 öğrencinin de aralarında bulunduğu 30’un üstünde kişi katıldı.
Etkinlik Nurhan Karadağ’a tüm katılımcıların alkışlarını yollamasıyla son buldu..
Özgür Başkaya
İzmir Tiyatroları Derneği Başkanı

1 YORUM

  1. NURHAN’I BİLMEK;

    Nurhan Karadağ’ı yılda bir kere anmak yetmez. Karadağ her daim tiyatro sahnelerinin vazgeçilmez bekçisi, eken büyüten ve biçen ve tiyatroculara bir besin olarak veren köylüsüdür. Çeşitli kereler söylemişimdir. Sizler Nurhan’ı tanımadığınız yıllarda biz 18-19 yaşlarının Halkevlerinde yetişen taze körpecik tiyatro aşığı gençleriydik. Birer filizdik. Nurhan gelişti fide haline geldi ve sonra dev bir ağaç oldu gölgesinde yüzlerce insanı barındırdı.
    Nurhan’ı karısı Beyhan, kızı ve oğulları tanımadan önce tanıdım, arkadaşım oldu. İri gövdesi ve davudi sesiyle ilk bakışta insanı korkutan bir devdi. Ama o cüssenin içinde yumuşacık bir kalp taşıyan beyni bilgiyle dolu bir insandı.

    Çok iyi hatırlarım, Balgat’taydı evleri gecekonduyu andıran mütevazı bir evleri vardı. Bahçesinde toplandığımızda taş ağırlıklardan yaptığı gülle atar, uzun atlar, 100 metre koşardık. Pek tabidir ki evin üst katına tahta basamaklı merdivenden çıktığımız odasında zaman zaman aralıklardan dışarısını gördüğümüz kütüphanesindeki kitaplar, onun ileride ne olacağı hakkında bir bilgi verdiğini düşünemezdik.

    İkimizde içkiyi severdik. İçki dediysem alkolik derecesinde değil. Hani keyif olsun diye. Ama sigara ağzımıza koymazdık. Artık Halkevleri bizim yuvamız olmuştu. Gündüz saatleri Konservatuvar hocalarından Suat Taşer, Haldun Marlalı, Nusret Şenbay, Mahir Canova, derslere gelir, akşamları da kalıp salonda bulunan piyano başında Canku’nun tuşlar üzerinde dans eden parmaklarını seyreder, müziğinin namelerini dinlerdik. Doğan o yıllar henüz Modern Folk Üçlüsünü kurma aşamasındaydı ve zaman da uğrardı ama hiç içmezdi. Bizler ise bütçemize uygun olan Çubuk şarabını yudumlardık. Şişesini atmazdık ne de olsa iadesinde 25 kuruş cebimize girecekti.

    Sonraki yıllar Nurhan tiyatro kürsüsünü kazanıp Prof. olmaya gitti. Ben yaya kaldıysam da Deneme Sahnesinde birleşti yollarımız. Benim çok erken olan 1967-69 yıllarında askere gidişim, 1970 senesinde evlenmem ve Federasyondaki işim nedeniyle tümüyle tiyatrodan kopan bağlarım, Nurhan’ın ısrarıyla İzmit’teki Sokak tiyatrosu festivaline katılmakla tekrar bağlandı.

    Ama aradan geçen onca yıllar sonra Beyhan’la evlenmiş çocukları olmuş, onlar babasının yanında eğitimlerini tamamlamışlar, erkekleri de askere gidip de gelmişler bile. İşte Nurhan’la aramızda ki arkadaşlık bu kadar kopuklaşmış.

    Gene de Nurhanım benim vazgeçilmezimdir. İyi ki benim arkadaşım olmuş. Şunu demesi geliyor içimden;

    SEN ÇOK YAŞA NURHAN…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Önceki İçerikKar/s
Sonraki İçerikBAKIRKÖY İŞÇİLERİ NEDEN GREV YAPIYOR?

ÇOK OKUNANLAR

Kenar Mahalle Rapsodisi

Susunca taşlaşır insan nadasa bırakılmış dağ olur yaban. Tulumba sesinde yorulur ruhu çalınmış hayatlara büyür. Aldanır kahverengiden kar kuşu şuncağız ömür kışlarına kenar mahalle leylek yuvası çatılarda bahar rapsodisi.

EMİN KARACA ESERLERİYLE YAŞIYOR!

EMİN KARACA ESERLERİYLE YAŞIYOR!                                          ...

YA İSYAN EDECEĞİZ YA DA OTURUP PADİŞAHLARIN FİLMLERİNİ SEYREDECEĞİZ!

Çekimleri pandemiden önce tamamlanan filmin senaristi ve yönetmeni Metin Yeğin'le “Grev”le ilgili Ezgi Sivrikaya’nın röportajını izin alarak paylaşıyoruz. EZGİ SİVRİKAYA: Filmi çekmeye ilk olarak nasıl...

KÜLEBİ ŞİİR ÖDÜLÜ ÜZERİNDEN ÖDÜLLER VE SANAT

KÜLEBİ ŞİİR ÖDÜLÜ ÜZERİNDEN ÖDÜLLER VE SANAT                 Yüzlerce yıldır okunan ve gelecekte de okunacak edebi eserlerin hiçbirisinin bir ödüle ihtiyacı olmamış ve bundan sonrakilerin de...

SON YORUMLAR

Mehmet Konyali on GICIR GICIR
Bilgehan Oğuz on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Rasim Aşın on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Ikbal kaynar on 46’LI
Yuksel on HIDIR DAYI
Gülbahar Yılmaz on ABU
Mustafa Düzgün on İZLER
B.Nur Erkoç on İZLER
Nur Erkoç on ASKIDA EKMEK
Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on BOŞ EV
Rafet Canpolat on BOŞ EV
Atilla IŞIK on BOŞ EV
Deniz on BOŞ EV
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK