9 C
İstanbul
Cuma, Ocak 21, 2022
Ana Sayfa Genel BAKIRKÖY İŞÇİLERİ NEDEN GREV YAPIYOR?

BAKIRKÖY İŞÇİLERİ NEDEN GREV YAPIYOR?

 

         Bakırköy işçileri 25 Ekim Pazartesi günü greve çıktı. Sosyal medyada,  TV kanallarında ve yazılı basında çokça yer verilen bu grevin nedenleri aslında işçi ve emekçilerin hiç de yabancı olmadığı bir durum. Fakat Bakırköy Belediyesi özelinde işçilerin içerisinde bulunduğu sefaletin, yoksulluk ve açlık tehdidi ile kölelik dönemini andıran uygulamalarla nasıl çalışmak zorunda bırakıldığının tablosunu göstermek adına bu grev önemli bir yerde duruyor.

Yüzde “0 (sıfır)” zam kölelik dayatmasıdır

En başta Bakırköy Belediyesinde 2016 yılından bu son grev sürecine kadar işçilerin hiç zam almadığını belirtmek gerekiyor. Çünkü o günden bu güne ücretlerde en ufak bir yükselme olmamış. Bu olumsuz gidişatı, işçilerle birlikte dönüştürmek adına işyerinde örgütlü olan Belediye-İş 2 Nolu Şube toplu sözleşme görüşmelerini başlatmış. Fakat Belediye-İş sendikasında örgütlü, kadrolu ve sözleşmeli toplam 290 işçinin yasal hakları olan toplu sözleşme görüşmeleri sürecin en başında kesilmiştir diyebiliriz. En önemli neden ise işverenin “yüzde 0 (sıfır)” zam teklifi. Açlık sınırının 2977 lira, yoksulluk sınırının 10.299 lira olduğu, enflasyon oranının resmi makamlarca %20lerde seyrettiği ve giderek yükseldiği, Dolar ve Euro’nun, TL karşısında rekor kırdığı, ücretlerin enflasyon karşısında giderek eridiği, işçi ve emekçilerin alım gücünün düştüğü böyle bir dönemde “%0” zam. İşverenin (Bülent Kerimoğlu/ Bakırköy Belediye Başkanı) bu teklifi adeta Ortaçağ kölelik düzenini hatırlatmaktadır. Çünkü mevcut üretim sisteminde işveren, işçinin ve ailesinin kendisini yeniden üretebilmesi(yani yaşamını sürdürebilmesi/hayatta kalabilmesi) için onların en azından asgari geçimini(yeme, içme, barınma) sağlayabilecek kadar ücreti vermek zorundadır ki, işçi ertesi gün işe geldiğinde tekrar çalışabilecek(fiziksel/ruhsal sağlık) durumda olsun. İşçi ile işveren arasındaki ücret anlaşmasının temeli asıl olarak bu ilişkiden ortaya çıkar. Fakat efendi-kölelik düzeninde ücret, anlaşma vs. ilişkisi bulunmaz. Köle sadece efendiye hizmet için karnı doyurulan, yaşaması ya da ölmesi efendinin keyfine bağlı bir mal ya da eşya gibi görünür. Dolayısıyla günümüzde Bakırköy Belediyesi toplu sözleşme görüşmelerinde işçilere teklif edilen yüzde sıfır zammın hangi yüzyılın çalışma ilişkilerine denk düştüğü açıkça önümüzde durmaktadır. İşçiler açısından ise bu durumun kabullenilmesi söz konusu dahi edilemeyeceği gibi şu an devam eden grev, hem toplumsal hem de hukuksal olarak Bakırköy Belediyesi işçilerinin haklılığını gözler önüne sermektedir.

Grevdeki İşçiler İşten Atılmakla Tehdit Ediliyor  

        4 gündür devam eden Bakırköy Belediye işçilerinin grevi haklı ve meşru taleplerle devam etmektedir. Fakat grev devam ederken işçiler, yöneticilerin işten çıkarma tehditleriyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle sözleşmeli işçiler için, yıllık sözleşme zamanı yakınlaştığından, eğer greve devam ederlerse sözleşme sürelerinin uzatılmayacağı yani işten çıkarılacakları telefonlarla ya da yüz yüze işçilere söylenmektedir. İşçilerin grevini kırmak için ileriki sürelerde yöneticilerin daha farklı yolları da(hemşericilik, mezhepçilik v.s) deneyebileceği işçiler tarafından ifade edilmektedir. Belediye-İş 2 Nolu Şube Başkanı Savaş Doğan ise belediye yöneticilerinin bu tutumunu, “Türkiye’yi yönetmeye talip olan muhalefet partisinin, seçilmiş Belediye Başkanı bile kendi belediyesine bağlı işçileri/ilçeyi bile yönetemezken, adaletli bir sistem kuramıyorken, baskı ve tehditle işçileri sindirmeye çalışıyorken muhalefet partisinin Türkiye’yi yönetme iddiasının aslında çokta ayakları yere basmayan söylemlerden öteye gidemeyeceğini ve bu durumun muhalefet partisinin genel politikalarını gölgede bıraktığını ifade ediyor.”

Bakırköy İşçileri Ne İstiyor?

     Aslında Bakırköy Belediye işçilerinin istediği şeyler ülkedeki ve hatta dünyadaki işçilerin taleplerinden pek de farklı değil. Öncelikle aileleriyle birlikte sağlıklı, onurlu  bir yaşam istiyorlar. Geçinmelerini sağlayacak kadar ücret istiyorlar. Güvenceli çalışmak istiyorlar. Sendikal hakları tanınsın, demokratik hakları tanınsın istiyorlar. Baskısız çalışmak istiyorlar ve haklı olarak sıfır zam dayatmasını kabul etmiyorlar.

Sonuç olarak insanca çalışmak ve yaşamak diye özetleyebileceğimiz taleplerle hastalık/soğuk demeden alanlara çıkan Bakırköy Belediye işçilerinin mücadelesini desteklemek, katkı sunmak, onlarla dayanışma göstermek, toplumsal olarak da insanca yaşama ve çalışma mücadelesine çıkan yolda bir adım sayılabilir. Bir adım atalım ve Bakırköy Belediye işçilerinin yalnız olmadığını gösterelim.

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

SANATIN SIR’LANAN SERÜVENİ

“Sanatın evrenselliği, sanatın toplumları bir ilke, bir amaç uğruna birleştirici özelliği, toplumlar üzerindeki fikirsel ve duygusal etkisi tartışılamaz. Bu etki eski dönemlerden günümüze değin...

Kenar Mahalle Rapsodisi

Susunca taşlaşır insan nadasa bırakılmış dağ olur yaban. Tulumba sesinde yorulur ruhu çalınmış hayatlara büyür. Aldanır kahverengiden kar kuşu şuncağız ömür kışlarına kenar mahalle leylek yuvası çatılarda bahar rapsodisi.

EMİN KARACA ESERLERİYLE YAŞIYOR!

EMİN KARACA ESERLERİYLE YAŞIYOR!                                          ...

YA İSYAN EDECEĞİZ YA DA OTURUP PADİŞAHLARIN FİLMLERİNİ SEYREDECEĞİZ!

Çekimleri pandemiden önce tamamlanan filmin senaristi ve yönetmeni Metin Yeğin'le “Grev”le ilgili Ezgi Sivrikaya’nın röportajını izin alarak paylaşıyoruz. EZGİ SİVRİKAYA: Filmi çekmeye ilk olarak nasıl...

SON YORUMLAR

Mehmet Konyali on GICIR GICIR
Bilgehan Oğuz on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Rasim Aşın on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Ikbal kaynar on 46’LI
Yuksel on HIDIR DAYI
Gülbahar Yılmaz on ABU
Mustafa Düzgün on İZLER
B.Nur Erkoç on İZLER
Nur Erkoç on ASKIDA EKMEK
Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on BOŞ EV
Rafet Canpolat on BOŞ EV
Atilla IŞIK on BOŞ EV
Deniz on BOŞ EV
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK