9 C
İstanbul
Cuma, Mayıs 20, 2022
Ana Sayfa Eleştiri AZİZ NESİN 106 YAŞINDA!

AZİZ NESİN 106 YAŞINDA!

AZİZ NESİN 106 YAŞINDA!
“Bütün yazarlık hayatım boyunca, egemen sınıflar için, o sınıfın işine yaracak tek yapıt değil, tek tümce değil, tek satır bile yazmadım” diyen Aziz Nesin, 20 Aralık 1915 İstanbul Heybeliada doğumludur.
Öykü, mizah öyküsü, roman, şiir, deneme, anı, makale dallarında yüzden fazla eser veren Aziz Nesin’in kitapları pek çok dile çevrilmiş, baskı sayısı onbir milyonu geçmiştir. Aziz Nesin 1954’ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazmıştır.
Yazın hayatında onlarca farklı takma isim kullanmış, ilk eşinin adıyla (Vedia Nesin) yazdığı şiirleri nedeniyle, ismi kadın şairler arasında yer almıştır.
Kemal Tahir’le birlikte Düşün Yayınevi’ni kurmuştur.
Kendine özgü mizah anlayışı, müthiş gözlem gücü, anlatımındaki yalınlık ve olayları sağlam bir kurguyla birbirine bağlama başarısı, seçtiği konular, Aziz Nesin’in çok okunmasının ve sevilmesinin sırrıdır.
Fil Hamdi, Rıfat Bey Neden Kaşınıyor, Ah Biz Eşekler, Nah Kalkınırız, Gol Kralı, Zübük, Şimdiki Çocuklar Harika, Tatlı Betüş, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Toros Canavarı, Surname, Savulun Sosyalizm Geliyor en bilinen eserlerinden bazılarıdır.
***
Aziz Nesin öykü, oyun ve romanlarında eleştirel gülmeceyi alabildiğine kullanarak ülkemizin toplumsal gerçekliğini bütün çıplaklığıyla gösteren eserler vermiştir.
Aziz Nesin edebiyatımızda eksikliği hissedilen karakter yaratmanın en büyük ustalarından biridir. ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ romanındaki Yaşar, ‘Zübük’ romanındaki Zübük İbrahimzade, edebiyatımıza kazandırdığı unutulmaz tiplerdir.
Aziz Nesin ölçüsünde yaşadığı toplumu ve halkını derinden kavrayan, eserlerinde dışa vuran çok az yaratıcı vardır. Toplumcu gerçekçi edebiyatın çok başarılı bir temsilcisidir.
Aziz Nesin, yalnız bir yazar değil, çağın haksızlıklarına karşı direnen bir aydındır. Saysız kez yargılanmış, tutuklanmış, hapse atılmış ancak söylemek istediklerini söylemekten vazgeçmemiştir.
Aziz Nesin, yaşamı boyunca iktidarın hışmına uğramış, ezilmiş, Madımak’ta yakılmak istenmiş; tüm bunlara karşı halkına sevgisi hiçbir zaman bitmemiştir. Yazdıkları ve konuşmalarıyla, yazarları ve toplumu örgütlü mücadeleye çağırmış, aydınlatma faaliyetini yaşamının sonuna kadar sürdürmüştür.
Bütün varlığını kimsesiz çocukların bakımı ve eğitimi için kurduğu Nesin Vakfı’na armağan etmiştir. Öldükten sonra Vakfın bahçesine gömülmeyi vasiyet etmiş, çocukların üzerinde oynamasını istemiştir.
***
Aziz Nesin yaşamı boyunca örgütlü mücadele içinde yer almıştır. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kurucularından biri ve en uzun süreli Genel Başkanıdır.
Aziz Nesin halkların kardeşliğinden yana bir yazar olmasına karşın, Demokrat Parti iktidarında ülkemiz azınlıklarına yönelik 6-7 Eylül 1955 olaylarında, saldırıları kışkırttığı yalanıyla arkadaşlarıyla birlikte aylarca tutuklu kalmıştır.
Aziz Nesin 27 Mayıs 1960’da gerçekleşen askeri müdahalenin ertesi günü yayınlanan yazısında, Adnan Menderes’e seslenmiştir.
“…Düşkün kişilerle uğraşmak, benim kalemimin işi değil, ama O’na birkaç söz söylemeden yapamayacağım: Başına gelenlerin hiçbiri sürpriz değil. Sana hepsi söylendi. “Düşeceksin, hem fena düşeceksin!” denildi, ama dalkavuk alkışlarından, kendi gümbürtüsünden sağırlaşmış kulakların, hiçbir doğru sözü duymadı, Sen, doğrunun can düşmanı oldun.”
27 Mayıs’a destek olmak için kazanmış olduğu Altın Palmiye ödüllerinden birini Hazineye bağışlayan Aziz Nesin, çok geçmeden, çıkardığı dergideki yazılar nedeniyle 1961 yılında tutuklanacaktır. “Müesses nizam”, 27 Mayıs’ın getirdiği özgürlük havasını kısa sürede boğacak ve bütünüyle yok etmek için 12 Mart ile 12 Eylül Darbelerini tezgâhlamıştır.
Aziz Nesin 12 Eylül faşist darbesine karşı “Aydınlar Dilekçesi” olarak nitelenen girişimin örgütleyicilerinden ve sözcülerinden biri olarak 12 Eylül’de yargılanmıştır. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitiren Aziz Nesin, ölümünden sonra tören yapılmasını istememiş, Çatalca’da kendi kurduğu Vakfın bahçesine gömülmüştür. Mezarının yeri belli değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Önceki İçerikYolculuk
Sonraki İçerikMıstıkıs

ÇOK OKUNANLAR

Saint Simon’dan Erich Fromm’a günümüzde Ütopik Sosyalizm

  KAAN POLATLAR Gerçi kendilerinin fikirsel yaratıları da, aslında “ütopik” olarak sınıflandırdığı bu düşünürlere dayanıyordu. Onların alana kattığı birikimler olmasa elbette Marksizm de olamaz ya da...

GEZİ ONURUMUZDUR GEZİ UMUDUMUZDUR!

"GEZİ ONURUMUZDUR GEZİ UMUDUMUZDUR" Gezi davasından verilen ceza ezilenlerin isyan hakkına verilen haksız, hukuksuz cezadır. Egemenler şunu bilsin ki haksızlığın sömürünün olduğu her yerde, her...

Bozuk Ezber

I. Derin teneffüs boşluğunda dörtnala, müfredat yankısı solungacı sülfür çocukların hazır olda öldürüldü kalbi II. Türk ve doğruyken, hizada sabah ritüelinde kuşkusuz karnelerinde parça tesirli gül düğümlüyken kilitli sınıfların III. geniş teneffüs boşluğunda hazır olda öldürüldü...

EĞİTİMDE YAŞANAN ÇÖKÜŞ VE ATANAMAYAN ÖĞRETMEN İNTİHARLARI

17 Nisan Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümüydü. 1940’ta açılan Anadolu aydınlanmasının en önemli duraklarından biriydi öğretmen yetiştiren okullar. Kemal Tahir “Bozkırdaki Çekirdek” adlı romanında Köy Enstitülerinin kuruluş...

SON YORUMLAR

Ikbal kaynar on SALİH BOLAT VEFAT ETTİ
Mehmet Konyali on GICIR GICIR
Bilgehan Oğuz on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Rasim Aşın on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Ikbal kaynar on 46’LI
Yuksel on HIDIR DAYI
Gülbahar Yılmaz on ABU
Mustafa Düzgün on İZLER
B.Nur Erkoç on İZLER
Nur Erkoç on ASKIDA EKMEK
Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on BOŞ EV
Rafet Canpolat on BOŞ EV
Atilla IŞIK on BOŞ EV
Deniz on BOŞ EV
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK