9 C
İstanbul
Salı, Eylül 22, 2020
Ana Sayfa Kritik UĞUR MUMCU’YA BAKMAK!

UĞUR MUMCU’YA BAKMAK!

 

Halkımız ne güzel demiş kör ölür badem gözlü olur/kel ölür sırma saçlı olur” diye…

Mahmut Paşa Fatih’in veziriydi. Mahmutpaşa semti ismini ondan almıştır. Orada adına yaptırdığı cami,hamam ve benzeriyle oluşan külliyesinin yanında görkemli türbesi de vardır. Önemli ziyaretgahlardandır. Halkımız türbeyi ziyaret edip dualar okur. Bu Mahmut Paşa Fatih tarafından idam edilmiştir. Fatih’in oğlu Şehzade Mustafa zamparanın tekiydi. Mahmut Paşa’nın karılarından biriyle de yatmıştı. Mahmut Paşa bunu duyunca karısını boşadı ama Fatih’in baskısıyla tekrar nikahlanmak zorunda kaldı. Mahmut Paşa Şehzade Mustafa’yı zehirleterek öldürttü. Fatih Mahmut Paşa’yı idam etti.

Bunlar nereden aklıma geldi? Uğur Mumcu öldürüldüğünde Yalçın Küçük, ”bu bir vezir düşürmesidir” demişti. Devlet içinde çekişen klikler birbirlerinin vezirlerini öldürüyordu. O sırada karşı taraftan öldürülen vezir ise Eşref Bitlis idi. Uğur Mumcu, öldürülmeden on gün önce Harp Akademisinde çok uzun bir konuşma yapmıştı. Tüm subaylar ayakta alkışlamışlardı. Cenazesinde askeri helikopterlerle çiçekler atılmıştı. 12 Eylül darbesi olur olmaz Uğur Mumcu,darbeyi destekleyen bir yazı yazdı. Daha sonra da Evren’i gazetede kabul ettiler. Mumcu kapıya kadar çıkarak el pençe divan yolcu etti.Mumcu’ya göre artık ordu tam istediği gibi olmuştu.Laikliğin ve cumhuriyetin bekçisiydi. Nasıl ki anarşiye karşı darbe yapıp huzur sağladıysa şimdi de laikliğin teminatıydı.Ordu ABD emrindeydi ama jandarmada biraz gariplik vardı.İçişleri bakanlığına bağlıydı. Jandarma genel komutanı Eşref Bitlis, Almanya’da eğitim görmüştü. Almanya, Türkiye’de İslamcılık atına oynuyordu. Erbakan’ın milli görüş teşkilatı bütün maddi gücünü Almanya’dan alıyordu. Hizbullah denen örgüt Jandarma tarafından kurulmuş ve jandarma bölgesinde eğitim yapıyordu. Uğur Mumcu öldürüldüğünde cinayeti Hizbullah’ın yaptığı söylendi. Zaten Mumcu’nun öldürüldüğü gün öldürülmeden önce tüm gazetelerin manşetinde Hizbullah vardı. İlginç olan ise Şii olan Hizbullah’la alakası olmayan bu Hizbullah’ı İran’la ilişkilendiriyordu. O zamanlar en büyük düşman İran olarak sunuluyordu. Cenazede ve diğer anma törenlerinde ”Mumcu’nun katili İran” diye sloganlar atıldı. ”Türkiye İran olmayacak” sloganı ise laiklerin ve Kemalistlerin baş tekerlemesiydi. Sonuçta Eşref Bitlis ve Mumcu cinayetleri faili meçhul kaldılar. (Hablemitoğlu da MİT’in başına geçmesi düşünülen bir vezirken öldürülmüş ve faili meçhul kalmıştı)

90’larda İran ve Suriye düşmanlığı devletin ve Kemalistlerin en belirgin tavrıydı. Meşhur 28 Şubat darbesinin gerekçesi Ankara Sincan’da Filistin’le dayanışma gecesinde İran büyükelçisinin katılmasıydı. Oradaki tiyatroda İsrail’e taş atan Hizbullah da temsil edilmişti. Tabii Lübnan Hizbullahı’yla bizim jandarma’nın kurduğu Hizbullah’ın alakası olmadığı halde bunu bahane ettiler. 28 Şubat sürecinde Erbakan başbakanlıktan istifa etti. Hasan Mezarcı kafayı yedi. Şevki yılmaz ortadan kayboldu. Erdoğan Erbakan’dan ayrılıp AKP’yi kurdu. Milli Görüş’ün Almanya’daki tüm varlığı Amerikancı AKP’ye akmaya başladı. Halbuki Almanya’nın hayali Almancı Erbakan’ın Türkiye’de iktidar olmasıydı.

Neticede Ordu şimdi Erdoğan’ın ordusudur. O zamanlar MGK her hafta toplanıp üniversitelerde türbana geçit vermeyeceğiz diye açıklama yapıyor, tüm laik kemalistler de hurra çoşuyordu. Orduya tapıyorlardı. O günkü orduya tapanlar bugün de Erdoğan ordusuna tapıyorlar.
Velhasılı kelam: devlette devamlılık esastır. (Osmanlı’dan hatta evvelinde beri)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK