9 C
İstanbul
Pazartesi, Eylül 28, 2020
Ana Sayfa Genel SUYA YAZI YAZMAK..

SUYA YAZI YAZMAK..

 

KÜLTÜR VE SANAT ALANINDA ÇALIŞAN, KENDİLERİNE “STK” ADINI VEREN TEMSİLCİLERİN KAMUOYU AÇIKLAMASI YA DA SUYA YAZI YAZMAK..

Sıcağı sıcağına ve tek tek yapılan açıklamalar kesinlikle bundan iyiydi. Hiç değilse, Kültür Sanat Sen/KESK “Bu haksızlığa dur demek için, geleceğimize sahip çıkmak için…” gibi bir cümle kurmuştu. Hikmetin sual sorulmaz ama bir araya gelince, yetkililerden beklentilerinin karşılanmasına dair inançlarının “…henüz taze” olduğunu söylüyorlar. Ne demekse..

Yaşanan olayın niteliğini somut dillendirmiyorlar. Bu anlamda yönetim erki ile yapılacak ve nihayet bulmaz bir zıddiyetle olması gereken mücadelede baştan 1-0 yenik düşüyorlar. Yıllardır görev alan (ki yeni başlamış da olabilir) sanatçı ve emekçilerin -“…. güvenlik soruşturması gerekçesiyle işten çıkarılmıştır.” -cümlesiyle kamuoyuna duyurulması, yaşanan acının vahametini göstermekten çok tespit niteliği arz etmektedir. Bu bir işçi-emekçi kıyımıdır. Sanata, sanatçıya vurulmuş bir darbedir. Bu gelecekte olacak-olabilecek kıyımların habercisidir. Adıyla anmamak; yaşananı değersizleştirmek, suyu bulanıklaştırmaktır.

Devlet Tiyatrolarının yaptığı basın açıklamasındaki haber başlı başına bir infialdir. Buna bile yanıt verilmemiştir. Okumadılar mı acaba.. (Yayın tarihleri bir gün önce olduğunu gösteriyor) Aralık ayında sözleşmeli personelin “belirli şartları” vardı da Ocak’ta mı yok diyemediniz mi.. “Sanat kurumlarının aynı zamanda bir eğitim kurumu olması nedeniyle, sunmuş oldukları hizmetin niteliği ve özelliği gereği çalıştıracağı personelde aranan kriterleri tespit etmede mevzuat hükümleri dikkate alınmıştır.” diye yazılan DT açıklamasına “Var olan hizmetin niteliği ve özelliği 1 günde mi değişti, eğer öyleyse “daha önce mevzuat hükümlerine uymuyor muydunuz” cümlesini kuramadınız mı..

Gerçek anlamda bir etki yaratabilmenin yolu; “idari çözümler araştırılsın, yetkililer vicdanları rahatlatsın, bak sanat kurumlarımız da zarar görüyor” vb. mızmızlıklarla olmaz. “Konuya dair amirlerden çelişkili açıklamalar yapılmış olup…” ne demek. Yöneticilerin “var olanı sürdürmek-işi oldu bittiye getirmek-yönetim erkini korumak” adına her cambazlığı yapacağını bilmiyor musunuz..                      

Siz örgütünüzü sanat emekçilerinin bilumum haklarını korumak için kurmadınız mı.                   O zaman söyleyeceğiniz sözlere dikkat edecek, emeğin bir eylem, emekçinin haklarının savunulmasının da buradan geçtiğini unutmayacaksınız.                                                    

Ülkedeki emekçi mücadele tarihine kısa bir bakış size iyi gelecektir. Hâttâ yeni yıl öncesi Paris’teki bale sanatçılarını hatırlamak bile çok şeye yeter.

Velhasıl titremenin ve kendine gelmenin zamanı gelmiş ve hatta geçmiştir.

Suya yazı yazarak sanatçı örgütü olunmuyor..

Özgür Başkaya / 8 Ocak 2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Önceki İçerikALTIN KÜRE ÖDÜLLERİNDE SKANDAL
Sonraki İçerikÇİMOĞ EMMİ

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK