9 C
İstanbul
Cuma, Eylül 25, 2020
Ana Sayfa Genel Soykırım ve faşizm bir insanlık suçudur!

Soykırım ve faşizm bir insanlık suçudur!

Soykırım bir insanlık suçudur!
Faşizm bir insanlık suçudur!
 
23 Nisan 1920’nin perde arkası
24 Nisan 1915
Ermeni, Keldani, Asuri-Süryani Tehciri ve Soykırımı
ve
19 Mayıs 1919 Rum-Pontos Soykırımı Kurbanlarının anılarına…
 
**********
dan dan!
 
burada
çıldırının yurdunda
bayramlarçocuklar/dan dan!
burada
çıldırının yurdunda
sessizsedasızağıtlar/dan dan!
burada
çıldırının yurdunda
kimsizkimsesizmezarlar/dan dan!
burada
çıldırının yurdunda
kindenkandannisanlar/dan dan!
burada
çıldırının yurdunda
kindenkandanmayıslar/dan dan!
burada
çıldırının yurdunda
iki bayram neyi ne kadar saklar?!
 
Nevzat Oğuz
**********
 
kan içinde zaman
Bedros Dağlıyan’a…
 
….
 
oy Bedros’um
göze göze yaraları
dağlana dağlana
dağlanan dağlı yanım
bu ne menem bir acıdır ki
ne tutunacak
                      bir dal
ne sığınacak
                    bir gölge
                     bir saçak altı
ne yüzümüze bakacak
                     bir ayna bıraktı
güvercinin kanadı kırıldı
                   buruldu boynu
                   çekildi sular
                   kurudu
                    çöl oldu Anadolu
yıkılırken eviniz
altında kaldı gölgelerimiz
kırıla kırıla paramparça öle kala
tesbih misâl dağılırken her yana
                     utancından
                     pul pul
                     döküldü
                      sır’ı aynaların
oy Bedros
hâlâ ığıl ığıl kan içinde Anadolu!
                      kan içinde zaman!
Nevzat Oğuz
 
**********
OLSAYDIM
 
Yalancısıyım
Uygun adım şiir düzüp
Eğrisine gerçek diyen şairlerin
Mağduruyum
Peygamber yeşiliyle suçunu örten
Suyu bozuk hırsızın ve katilin
Şair değilim billahi
Zaten beklemeyin de benden incelikler
Olsaydım;
Dalında solmaya vakit bulamayan
Çıt çıt kırılıveren karanfil
Ve kirletilen deniz
Kurutulan dere
Olsaydım;
Yakılıp yıkılan dağlar kadar
Yeşile, maviye ve kırmızıya kardeşçe bakan çocuklardan herhangi biri
Suratınıza fırlatırdım sökerek kalbimi yerinden
Bir işçiyim sadece…
Şiirden de anlayan; sıradan bir işçi…
Değilim daha fazlası.
Ne vaktimiz var büyüsüne inceliklerin
Ne de gereği şıpın işi şairliğin
Halen kurak toprağına akan kanlarımızla
Boy atmakta; zulmün ağaçları Anadolu’da
Ya yanı başımızda olun
Dövüşelim omuz omuza
Ya da çekilin önümüzden
Akalım meydanlara
Çağlayan ırmaklar gibi umuda…
 
Nevzat Oğuz / Bedros Dağlıyan
(bu metin iki emekçi yoldaşın kolektif-imece üretimidir…)
 
**********
Gundekşeyx (yeni ismi bilinmiyor ), Şırnak ilinin Cizre ilçesine bağlı bir köydür. 20. yüzyılın başında, bu köyde 3 hane Ermeni nüfusu vardı.
********** 
Rahibe Hana : Siirt kökenli Yakub Habbo’nun kızıydı ve 33 yaşındaydı.Konvoydaki tüm zahmetlere katlandı ama hangi kahramanlıklar pahasına! Askerlerin konvoydaki herkesin öldürüleceğini duyuracak anonsu yaptıkları günü beklemeden öldü. Arkadaşlarından yahut konvoydaki öteki kız kadınlardan birinin son uykularına yattıklarını da görmedi bence . Ölmek üzere olan kadınların son iniltilerini de duymak da istemedi. Yoldaki manevi ve fiziki acılara bırakılmakla yetinilmeyen yürüyüşün Mardin’e on beş saatlik yol kalmışken Savur yakınlarındaki bir tepeden inerlerken Kürtler tarafından atılan taş yağmurunda kaldılar . Yüksek sesle dua etti Rahibe Hana “Güzel, güzel” dedi askerlere “siz de İsa’mızdan sizi kurtarması için yardım isteyebilirsiniz . Bakalım sizi kim kurtaracak.”
İsa-Mesih hem rahibe Hana’yı hem de ötekileri kurtarmaya gelmekte gecikmedi. Cellatlarının elinden kurtarıyordu onları. Bizim rahibe, bu taş yağmuru altında daha fazla dayanamadı, kafasına inen bir taş ölümcül biçimde yaraladı onu. Düştü ve öldü dini erdemlerinin kefenine sarıldı ve toprağa öyle verildi.
 
1915 Bir Papazın Günlüğü kitabından.
 
**********
 
Kartal Yuvası Mardin’de Beklenmedik Felaket Ermeni – Asuri – Keldani Soykırımı Tehcir Kararı Öncesinde Oltu, Ardanuç ve Başkale bölgelerinde ilk katliamlar 1914 Aralık başında Almanya Erzurum konsolos vekili Dr. Paul Schwarz tarafından bildirilen, Erzurum ovasındaki köylerde işlenen suçlar -papazların ve köylülerin öldürülmesi ve tehdit yoluyla para gasp edilmesi- mükerrer olmakla birlikte bölgede Çok sayıda askeri birliğin bulunmasından kaynaklanan taşkınlıklar olarak sınıflandırılmalıdır. Buna karşılık Ardanuş ve Olti civarındaki Pertus ve Yörük köylerinde Kasım sonu ve Aralık başında Şakir komutasındaki Teşkilat-ı Mahsusa birliklerinin işlediği suçlar daha ziyade büyük ölçekli katliamlardır. Bu iki köyde 1.276 Ermeni öldürülür ve 250 kadın ve genç kız kaçılır. Öte yandan Artvin ve Ardanuş’ta yapılan eziyetler de çetecilerin marifetidir, ancak burada onlara Acarla

r eşlik eder. Johannes Lepsius Kasım-Aralık 1914 döneminde bu sınır bölgelerinde kurban edilen Ermeni sayısının 7.000 olduğunu tahmin eder. Katliamların çoğunun Enver’in taarruzundan önce yapıldığını belirtmek gerekir. Bize göre bu katliamlar bu kısmın 3. Bölümü’nde anlattığımız çift hedefli mantığı yansıtırlar. O sırada öncelik Kafkasya taarruzuna verilir ancak “içerideki düşman” da ihmal edilmez. Van’ın güneydoğusundaki Başkale kazasında Aralık 1914 – Ocak 1915’te yapılan gasplar kuzeyde yapılanlara benzerler. Aralık ayının ilk haftasında toplam olarak yaklaşık 3.500 ila 4.300 Ermeni’nin yaşadığı Paz  (Çolpan), Arak (Areğl), Pis (Yurttepe), Alanyan (Alaleyan), Alas, Soran (Barış), Rasulan ve Avak köylerinde çeşitli katliamlar yapılır. 38 Kurbanlar özellikle erkektir.
 
Fotoğraf: Başkale’de çete birlikleri
Başkale kazasının hemen kuzeyinde, İran sınırında bulunan Saray-Mahmudiye kazasında yapılan katliamlar, yağmala

malar ve adam kaçırmalar bu bölgenin en ücra Ermeni köylerini hedefliyordu: Hasaran (15 Aralık), Satmanis  (Örenburç) (20 Aralık), Akhurik ve Hasan Tamran (30 Aralık), Abzerik (14Ocak1915). Çoğunlukla Kürt çeteciler tarafından işlenen bu suçlar, muhtemelen Ömer Naci’nin Ağustos 1914’ten beri bölgede Teşkilat-ı Mahsusa’ya ait çete birliklerini kurmak amacıyla yürüttüğü çalışmaların ürünüdür ve İran Azerbaycanı’na yönelik saldırılarla da bağlantılıdır. Bu suçların içerideki büyük merkezlerde değil İran sınırı boyunca uzanan münferit Ermeni yerleşim yerlerinde işlendiğini de vurgulamak gerekir.

 
Raymond Kévorkian / Ermeni Soykırımı / İletişim Yayınları

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK