9 C
İstanbul
Perşembe, Ekim 1, 2020
Ana Sayfa Edebiyat Deneme Sosyalizm İçin Kapitalizmden Kopmak Gereklidir

Sosyalizm İçin Kapitalizmden Kopmak Gereklidir

Kapitalizm, emperyalizm aşamasına geçerek çürüdü ve dolayısıyla kapitalizmin geleceğe aktaracağı özgürlükçü, eşitlikçi ve insan eksenli kültürel değeri kalmadı. Çürüme küresel ve emperyalizm; müsebbibi olduğu kültürel çözülme ve çürümenin faturasını halkların yaşamına yükledi. 

Kapitalist emperyalist sistemin kıskacında öle dirile bir yaşam sürdüren halklar; yanılsamalı bilinci nedeniyle burjuva ideolojisinin ve siyasetinin pençesi altındadır ve küçükburjuva ideologların söylemiyle “halkın kültürel değerleri ve vasfı”; burjuva ideolojisine, siyasetine damardan bağlıdır. Dolayısıyla halk, var olan durumuyla, burjuva ya da feodal ideolojik, siyasî organizasyonun unsuru ve taşıyıcısıdır. Sömürücü sınıf iktidarının sürdüğü her yerde, iktisadî egemen olan sınıfın kültürü egemendir ve dolayısıyla bu toplumlarda ”halk kültürü” olarak tanımlanan kültür de burjuva ya da feodal karakterdedir. O nedenle sosyalist kültür; halkın bugünki burjuva / feodal kültürel edinimi üzerinde değil;  emekçilerin, toplumsal, devrimci, demokratik eylemliği zemininde yeşerir.

Toplumun iktisadî, siyasî standartlarının göreceli olarak “iyileşmesi”, gecekondu ya da barakaların yerini “koşulları iyileştirilmiş” toplu konutların alması, “yaşam kalitesinin” yükseltilmesi; sömürü ve baskı merkezli inşa edilen kültürün;  halk yararına karakter edinmesi doğrultusunda değişimini sağlamaz. Aksine bu “iyileştirmeler”; insan için ve insan merkezli yaşamın yolunu açacak toplumsal, devrimci dönüşümlerin yönünü değiştiren “bir parmak bal” olur. 

Sosyalizm; burjuva yaşam biçimine karşı duruşu içselleştiren yaşam biçimidir. Bu saptama sosyalistlerin, kapitalist dünyanın yoz ve kozmopolit “kültürüne”  karşı, topyekûn, her alanda mücadelesinin zorunluluğunu gerektirir. Emperyalizmin yayılmacılığına, egemen sınıf çıkarlarını, ezilen halklara dayatma ve benimsetme erkine ve politikalarına karşı mücadele sosyalist hareketin birincil yükümlülüğüdür. Bu zorunlu görevin yerine getirilmesinin ilk adımı, söylem ve pratik olarak halkın büyük çoğunluğu tarafından içselleştirilmiş kapitalist söylem ve yaşam pratiğinden kopuşu gerçekleştirmektir.

Sosyalist kültürün temelinde yer alan ilk nüve unsur; egemen sınıfın sömürücü erkine ve politikalarına karşı mücadeledir. Kuşkusuz kapitalist üretim ilişkileri içerisindeki birey ve grubun, kapitalist yaşamdan söylem ve pratik olarak kopuşu, sosyalist kültürün inşasındaki temel taşlarından birisi ve en önemlisi olacaktır. 

İlk sonuç; Sosyalist kültürün inşası, sosyalist iktidarın kuruluşu sonrası değil bugünden başlar. Sosyalist üretim ilişkileri gerçekleşmeden önce de sosyalist kültürün ilk nüvesi oluşturulabilir. Bu gerçekliğin açıklanması, sosyalist kültürün gerçek anlamda inşasının, ancak ve ancak sosyalist üretim ilişkileri üzerinde olabileceğinin inkarı değildir. Yarına ilişkin olan gerçek anlamda yarın gerçekleşir. Ama yarın, bugün içerisinde vardır. Yarın olacakların nüvesi, bugün içerisinde kurulur. Yarın oluşacakların önceli bugün içerisinde gerçekleşir.

Bugün ve yarın; kültürel çözülme ve çürümeden toplumsal kurtuluş için insanca yaşam pratiğine sekte vuran iktidar / itaat merkezli ilişkilerinden kopuş zorunludur. İktidar hırsından ve itaat illetinden kopuşun ifadesi olan sosyalist kültürün içselleştirilmesi “yarına” ertelenemez önemdedir.

Burjuva kültürün yanında var olan ve kökleri halkların demokratik yaşam toprağında filiz veren sosyalist kültür, kapitalist kültürü yadsımak zorundadır.  Sosyalist kültür, kapitalist üretim ilişkilerinin reddiyle var olan yaşam tarzının tezahürüdür. Emekçilerin, sınıfsal yararını önceleyen ideolojik siyasî birikime devrimci bağlılık, sosyalist kültürün yaşamsal sürekliliğinin güvencesidir.  

İktisadi, siyasî, ideolojik sistemin devrimle yıkımı, parçalanması gerçekleşmezse ve sömürünün olmadığı, insanların özgür ve eşit olduğu bir toplumsal yaşam inşa edilemezse; kültür, sınıflı toplumun (kapitalizmin, feodalizmin) yansısı olarak, bireyi rahatsız eden, boğan, özgürlüğünü sınırlayan, algısını renksiz kılan ve hayatı algılama bilincini dumura uğratan, yanılsatan, kök söktürücü kurallar sistemi olarak kalacaktır.

Demek ki; sosyalist kültür; ancak kapitalist üretim tarzından kopuşu gerçekleştirecek sosyalist üretim ilişkiler üzerinde serpilme olanağına kavuşacaktır. Yanlızca bu da değil; sosyalist üretim ilişkilerinin yaşam bulduğu bir toplumda; insani pratik merkezli kültürün, dışsal pratikle değiştirilmesi olanağının da yok edilmesi mümkün olabilecektir.

Ancak açıktır ki; iktisadî, siyasî, ideolojik sistem değişimine rağmen, insana yaşamı dar eden sınıflı toplumun, kültürel argümanları aynen kalırsa; sömürüyü, baskıyı dışlayan toplumsal pratik eksenli kültür kurulamazsa; insan merkezli toplumsal yaşamın organize edilmesi bir “iyi niyet” sözü olarak kalır. 

İktisadî, siyasî, ideolojik sistemin köktenci değişimi gereklidir ve bu yapısal ve devrimci değişim; toplumsal yaşamın yapısal ve kültürel değişimi ile tamamlanmalıdır.

Toplumsal bir varlık olarak, sahip olabileceği insanca yaşam koşullarına ulaşamadığı ve koşullardan yoksunluğun yarattığı endişe, korku ve itaat kültüründen kurtulmadığı zaman; efendi ulumalarının, kölenin bilincinde yarattığı baskı, tinsel acı ve ıslık çalma dürtüsü, yaşam alanında debelenişin iç çığlığı olarak hep var olacaktır.

BABÜR PINAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK