9 C
İstanbul
Salı, Eylül 29, 2020
Ana Sayfa Edebiyat Deneme ŞİİR VE HİPNOZ

ŞİİR VE HİPNOZ

ŞİİR VE HİPNOZ
Şiirde tekrar ve uyakların ritmik salınışı hipnoz etkisi yaratır…eski şiirde bu yan çok kullanılırdı…dua kitapları ya da kutsal kitaplar bir yanıyla şiirin bu yanı gözetilerek üretilmiştir. Bilakis Fars ve Arap şiiri kurduğu şiir kalıplarıyla farkında olarak olmayarak bu hipnoz etkisini gözetmiştir. Hipnozu iki yandan görmek lazım birincisi uyuşturma ve müziğin salınımına bırakma ikincisi doğa da var tekrarları kullanarak büyüleyici seslerin içine bırakma. Sözcüğün hiç bir şey ifade etmese de büyüleyici etkisi yüzyıllarca kullanılmıştır. Arap eleştirmen ve şair kendi şiirlerinden bahsederken birincil özelliğinin hiç bir şey ifade etmese de müzik olduğunu söyler. Bu ritmik salınımın kişileri hipnoz ettiğine dair pek bir şey söyleyen yok şimdiye kadar. Bu hipnotizme etme özelliğinin sanırım sağaltma yanı da var. Yüzyıllardı yapılan ayinlerden çıkarılmış bir sonuç bu.Şiirin büyüleme etkisi ve büyüleme etkisini oluşturduğu kalıp belirli ölçütlere alınarak belirginleştirilmiş. Bu belirgenleşmenin müziksel karşılığına makamlar ya da ağız diyebiliriz kısmi de olsa.Tabi şiirin bir dua olmasıdır duadan farklı düşünülmemesi, tanrıya sesleniş olduğunu bilmemiz lazım. Büyüleme eylemi tanrıya ulanmayla içiçe. Kutsal olanın hipnotize etmesi üzerine uzun uzun düşünülmüş mü bilemiyorum ama bir tekrarlardan oluştuğunu bilmemiz lazım. Şiir de uyak ritmik salınış yüzyılların süzülerek bir hipnoz etkisi yaratır.

hipnoz ile ilgili görsel sonucu
 
Bu arada Yahya Kemal’in saf sanat anlayışı vardı. Yazdığı şiirleri önceden yazılmış ve kalıp olarak doğada saf olarak var olduğunu söylerdi. Eskiden müziğin ve sesin doğa da saf olarak var olduğuna çoğu ozan aşık inanırdı. O müziği ve sesi ortaya çıkarmak tanrısal ışığı ortaya çıkarmak olarak algılanırdı. Bu yüzden şair tanrıdan pay almış ya da tanrıya yakın olandı. Bu yüzden Yahya Kemal bu müziği ve saflığı ancak kendisi gibi tanrıdan pay almış! bir ermiş ve özel bir aileden geldiğine inanan kendisi gibi bir aristokrat bulabilirdi. Çünkü tanrı işaretini ancak o özel ailelere, aşiretlere gösterirdi. Onlara göre bulunan! ya da bitirilen! şiir hiç bir değiştirilemez tanrısal sözdür -duadır-.Doğanın içindeki tanrısal ses ve müzikten alınmıştır. Padişahların şiir yazmalarının arkasında da bu tanrısallık ya da tanrıdan pay alma hikayesi var. Çünkü tanrının kerameti üzerinde bir kerim olmalı o.
Mezopotomya ve Anadolu geleneğinde amaç sözcüğün bir şeyi imlesinden daha çok bir şiir veya müziğin büyülemesi önceliği var sanırım. Bu anlamda şiir kalıplarını veya makamları, ağızları yeniden düşünmek lazım sanırım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK