9 C
İstanbul
Pazar, Eylül 27, 2020
Ana Sayfa Eleştiri Orwell'in Çiftliğinde Eşekleri Var

Orwell’in Çiftliğinde Eşekleri Var

George Orweell’in Çiftliğinde Eşekleri Var
Bilindik hikâyedir: Charlie Chaplin, 1942 yılında, Amerika’da bir radyo Röportajında Nasreddin Hoca’nın eşeğinden bahsetmişti. Röportajı Hümeyra Yenici yapmıştı. Meşhur fıkrada, Nasreddin Hoca komşusuna, ”bana mı inanıyorsun yoksa eşeğe mi?” diye soruyordu. Chaplin de röportajın sonunda, “Bugün bütün dünyayı aynı soru meşgul etmektedir. Hepimiz insanlara mı inanacağız, yoksa eşeklere mi” diyordu. Türkiye’de Vatan Gazetesi bu röportajı yayımladı. Görsel olarak da Chaplin’in ”Büyük Diktatör” filminin afişini kullandı. Afişte Hitler ve Mussolini karakterleri görülüyordu. Alman elçisi Von Papen hemen müdahale etti ve gazete tam iki ay kapatıldı. Hitler’e eşek denmemişti; ama bunun ima edilmesi bile büyük suçtu. Türk basını o zamanlar tamamen Nazi yanlısıydı ve Nazilerden toplam 5 milyon Mark almıştı.
Savaş bittikten sonra Chrlie Chaplin Amerika’da baskı ve sansüre maruz kaldı. Yüzlerce yazar ve sanatçı gibi, Komünist olarak damgalanmıştı. Kara listeler ve gri listelere giren kişilere yaşam hakkı tanınmıyordu. Hapsedileceğini anlayınca İngiltere’ye kaçmak zorunda kaldı. Orson Welles de kara listedeydi o da Chaplin’den önce kaçmıştı İngiltere’ye. Ama İngiltere’de de başka bir kara listeye alınmışlardı. Bu liste daha sinsiydi. Bu, George Orwell’in listesiydi. Orwell dönemin en parlak beyinlerini, gazetecileri, tarihçileri, yazarları, bilim adamlarını, arkeologları, filozofları İngiliz istihbaratına ihbar ediyordu. Her biri hakkında kısa raporlar yazıp liste yapıyordu. Chaplin’in ismi sonsuza kadar gizli kalacak ibaresi taşıyan listedeydi. Ama liste 2003 yılında açıklandı. Orwell komünistlerden ve Sovyetler’den nefret ediyordu. Listedekilerden biri de Troçki’nin biyografisini yazan Troçkist Isaac Deutscher’di. Orwell, Troçki’yi de affetmiyordu. ”Sen de Sovyet diktatörlüğünü kuranlardan birisin” diyerek nefret ediyordu.
Orwell 1950 yılında İngiltere’de öldü. Aynı yıl, Howard Fast, Spartaküs romanını yazdı ve basacak yayınevi aradı. Hiç bir yayınevi kitabı basmaya yanaşmadı. Çünkü Howard Fast da kara listedeydi. Fast romanı kendi imkanlarıyla bastırdı. Tam bu günlerde CIA’ın iki adamı İngiltere’ye geldiler. Orwell’in karısından Hayvan Çiftliği kitabının yayın haklarını satın aldılar. CIA filmi çekmek için paravan bir şirket buldu şirket CIA fonlarıyla Hayvanlar Çiftliği çizgi filmini çekti. 80 karikatürist 300 bin renkli çizim yaptı. Kara listenin ortaya çıkma sebeplerinden biri de Walt Disney gibi şirketlerdeki karikatüristlerin haklarını aramak için grev yapmaları sendika kurmalarıydı. Bu hakları isteyemeyen karikatüristler ve sanatçılar sorunsuz filmler yaptılar. Orwell’in 1984 kitabı da daha dolaylı yoldan CIA tarafından çekildi. Her iki kitabın film olmasını sağlayan kişi CIA özel operasyonlar bölümünün başındaki Horard Hunt’dı. Orwell’in her iki kitabı ABD’de liselerde özellikle okutulacak listesine alındılar. Son yirmi yıldır da Türkiye’de Liselerde ve Üniversitelerde öğrencilere en çok tavsiye edilen ve zorunlu okuma listelerinde yer alan iki kitaptır bunlar. Bir felsefe öğretmeniyle bu konuyu tartıştım. İşin içinden çıkmayınca ”madem Orwell kötü, neden bütün üniversiteler, lise öğretmenleri onun kitaplarını öneriyor.” Bu cevap tam bir sürü psikolojisini gösteriyor. Chaplin ”eşekleri değil insanları dinleyin” demişti değil mi?

 

Kaynaklar:

7 Aralık 1942 tarihli Akşam Gazetesi.
Frances Stonor Saunders, Parayı Verdi Düdüğü Çaldı, İmge Yayınları
Raymond Williams, Orwell, Afa Yayınları
Daniel J. Leab, The CIA And Filming of Animal Farm,Pennsylvania State University Press
Kieron Connolly,Hollywood’un Karanlık Tarihi,Vadi yayınları
Martin Chilton,How the CIA brought Animal Farm to the screen,The Telegraph, 21 Ocak 2016
Carl Cohen, The cartoon that coming from the cold, 7 Mart 2003
Celal Üster,Hayvan Çiftliği’ne çevirmen olarak sunuş yazısı ,2000
Wikipedia, Orwell’s List maddesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK