9 C
İstanbul
Perşembe, Eylül 24, 2020
Ana Sayfa Haber MODERN HİKAYE ANLATICISI ERGUN KÜZENK

MODERN HİKAYE ANLATICISI ERGUN KÜZENK

İnsanoğlu unutmaya, küllendirmeye yönelik bir yapıya sahip. Unutmasa kendi de ölür.”

1949 Bitlis doğumlu olan Ergun Küzenk, ekonomik şartlar nedeniyle, beş yaşındayken, zorunlu olarak, ailesi ile birlikte, Ankara’ya taşınır. Radyo televizyon eğitimi alan, Küzenk, Gazetecidir ve kendisini edebiyatçı olarak görmeyen bir yazardır.

Toplumla iç içe bir yaşamın içinde yer alan Küzenk, yazardan çok bir hikaye anlatıcısıdır. Hikayelerinde ki dil de yazarlıktan öte, anlatıcılık öğeleri taşır. Zaten edebiyata atılması ve de öykücü kimliğiyle tanışması da çok ilginçtir.  Facebook’ta yazdığı bir anının çok beğenilip, bir çok kişiden öykü yazması konusunda gelen eleştiriler üzerine, öyküler yazmaya başlayan, Küzenk’in öykülerini, dostu Celal İnal toparlayarak, kitaplaşmasını sağlamıştır.

Ona, kendisini tanıyanlar “Müftü” derdi. Hikayelerini okudukça göreceksiniz ki o hikayelerde ne fetvalar vermiştir. Bilirsiniz Müftülük fetva makamıdır. Kitaplarında ağırlıklı olarak ata dede yurdu Bitlis ile çocukluğundan bu yana hayat bulduğu Ankara vardır. Başka şehirlerde tabi… Gündelik hayattan sıradan deyip geçeceğiniz insan profilleri, onların an’a ve zamana değen hikâyeleri. Belki sizde varsınız o hikayelerin bir yerlerinde.

Küzenk, yaşamın içinde iyi bir gözlemcidir ve yaşadığı olayları, mizahi ve dramatik açılardan okuyucusuna, sade bir dille anlatır. Evet o yazmaz anlatır. O toplumsal bir insandır, öğrenci eylemlerinde, işçi eylemlerinde bulunur ve bunları yıllarca bir hikaye anlatıcısı olarak aktarır dostlarına. İşte bu anıları, kısa öykülerle, okuyucuya sunar.

Edebiyat nedir diye sorulduğunda; “Edebiyat yaşamayı, matematik düşünmeyi, diyalektik kavramayı öğretendir.” diye açıklar ve devam eder, “Edebiyat bize yaşamı öğreten, detaylandıran, güzelleştirendir. Ama sen güzel bir yerde durmuyorsan, kendi farkındalığında değilsen, edebiyat seni alıp da güzel bir yere de taşımaz.” diye de durumu çok güzel özetler.

Kendisini edebiyatçı olarak görmeyen Küzenk,  niye kendisini edebiyatçı olarak görmediğini şöyle açıklar; “Çünkü edebiyatın içine bir takım kurallar koymuşlar. Başlangıç, gelişme, sonuç gibi. Büyük harfti, küçük harfti vs. Ben bunlardan azade düşüncede biriyim, kuralsızım. Yazar çevreyi, doğayı, insan sevgisini, sevdalarını, aşklarını iyi özümsemelidir. Yüzeysel olduğu zaman edebiyatın da buna pek katkısı olacağını söyleyemeyiz.”  

Kendisini edebiyatçı  ya da yazar olarak tanımlamasa da Küzenk, Şolohov’un Durgun Akardı Don’unu, Fyodor Gladkov’un Çimento’sunu ve de Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar’ını kendisinin yazmış olmasını isterdi.  Ve her konu açıldığında da şunu da söylerdi; “On tane Orhan Pamuk, bir tane Orhan Kemal etmez.”

Çok kısa sürede, bir çok ülkede okunan bir yazar olan ama yazar olmayan, modern hikaye anlatıcısı, Ergun Küzenk’i kaybettik. Uzun süredir kansere karşı verdiği mücadeleyi kaybeden Küzenk, her zaman insandan, haktan ve halktan yana olmuş, toplumsal bir yazar olarak, edebiyat dünyasında ki yeri alacaktır.

    “İnsanoğlu unutmaya, küllendirmeye yönelik bir yapıya sahip. Unutmasa kendi de ölür.” diyerek, dostlarına da sitem ederek aramızdan ayrılan Küzenk’in, Gece Kitaplığı’ndan çıkan iki kitabı bulunuyor. İlk kitabı, “Bitlis’ten Ankara’ya Beni Duyuyor Musun?” ve ikinci kitabı da “Alvira’nın Kızları”.

Niçin olarak, onu sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Hoşçakal… o güzel insanlara selam olsun.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Önceki İçerikBEYAZ TÜLBENTLİLER
Sonraki İçerikUSSUZLUK

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK