9 C
İstanbul
Pazartesi, Eylül 28, 2020
Ana Sayfa Genel MERHABA TİYATRO-SANAT MUHALEFETİ..

MERHABA TİYATRO-SANAT MUHALEFETİ..

MERHABA TİYATRO-SANAT MUHALEFETİ..

Ne güzel bir söz değil mi MERHABA. Ve ne güzel bir söz MUHALEFET..

Yarin yanağından gayrı her yerde, her şeyde hep beraber diyebilmek için diyordu şeyhim Bedreddin..

Bedreddin’in 600 küsür yıl önce öngördüğü ışıltıları hatırlayarak                             “ Günaydın-Merhaba” demek dünyaya…. Deryanın uyanacağına inanarak….

Kültürel yozlaşma ve dibe vuruş, sanatçı deontolojisi sürecindeki rezalet, velhasıl etiğin ayaklar altına alınması; yeni çıkarılan ve yılların birikimlerinin alet olduğu yandaşlık projesiyle sürmektedir. Bunun en iyi göstergesini ise biz         en yakınımızda tiyatro emekçilerinde, televizyon ve genel olarak sanat alanında görmekteyiz. Ne acı..

Anadolu; Bizansı ve Ankara dükalığını insani edimleriyle altedecek diye düşünmüştüm yıllarca. Artık böyle düşünmek saflık olur.. (Yıllarca böyle düşündüğüm ve onları bu yola sürüklediğim için öğrencilerim beni affetsin.??)

Kıytırık, insanın düşünmesini engellemeye çalışan, ahmaklaşma kültürünün dayatıldığı televizyon programlarında, yıllarca verdikleri emeği yok sayıp, üç kuruş için satan, zavallı demeğe dilin varmadığı, halkın önünde acınacak durumda olan, Niye yaşıyorum? Hayatımın anlamı ne? soruları yerine; Nasıl daha çok kazanırım? diye soran “yeteneklerin” dünyasında, sanatla ilgilenmek artık çok acı vermektedir.

Ağlanacak haldedir Türkiye Tiyatrosu ve versiyonu sayılan-dayatılan yan işler,  meslekler…

Yeni Kültür Bakanlığı yasasını Türkiye Tiyatrosu’na ve onun kazanımlarına vurulmuş bir darbe olarak nitelemeyip, sadece kendi kurumlarını ve sırtlarını pek tutmaya çalışanlar doğru yolda mıdırlar..

Yani şimdilerde bakanlıkla ilişkiyi ayyuka çıkarmak isteyenlerden-çıkaranlardan bahsediyorum. Ne denli doğru yoldasınız…

Farkında mısınız bilmem.. Topyekun kuşatma altındayız…

Özel tiyatroları bitirmek için (bitirmek kapatmak anlamına gelmez, muhalif kimliği yok etmektir bitirmek..) devlet desteği adı altında kandırma amaçlı bir manipülasyon süreci yaşanmaktadır..

Velhasıl ödeneği artırdılar ve buna yardakçı tiyatrolar gözlerini zaten dikmişti..

Amatör Tiyatrolara yardım yok edilmiştir. ( Bu konuyla ilgili özel bir yazı yazacağım.)

Bu arada bilinmesi gerekli ve önemli olduğunu düşündüğüm, tiyatromuzun yani          Özgür Tiyatro’nun devlet desteğinden hiçbir talebi yoktur.

Ancak; desteği “domuzdan kıl koparmak” olarak görmek yerine varlık sebebi olarak yaşayanlar gözler önündedir.. Maalesef gözler önündedir…

Halbuki işine gelirse oynatan işine gelmezse yasaklayan, A kentinde oynatan da T kentinde yasaklayan bir devletle karşı karşıyayız.. Ama kimsenin ağzını açtığı yok.. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın düşünsel rezaleti devam ediyor..

Nerede sanatçının muhalif kimliği? Nerede alın terine verilen saygı?

Nerede sanatçı etiği….

Muhalefet sanatın-tiyatronun ruhundadır, olmalıdır..

Sanatı politikadan bağımsız tutmaya çalışanlar aslında politika yapmaktadırlar, elbette kendi çıkarları için….

Eskiden “12 eylül öncesine dönmek istemiyoruz.” gibi kalıplaşmış bir cümle vardı..      Herkes “terörize olmuş durumu” istemiyordu aslında. Yoksa muhalif tiyatroyu, sanatı değil..

Şimdi 12 eylül, 12 mart öncesine dönmemiz gerektiğine inanıyorum…

Elbette diyalektiği unutmadan..Sanat için, tiyatro için…

Sanatçı olan, olduğu varsayılan-var saydırılan tiyatro yapıcılarına sesleniyoruz..    “TİTREYİN VE KENDİNİZE GELİN..”

Gelmiyorsanız tarihin çöplüğünde bile yer bulamayacaksınız..                                     Tarih, bilin ki sizleri affetmeyecektir…..

Bize gelince.. Daha çok çalışmalıyız.. Çehov’un 100 küsür yıl önce söylediği gibi. “Bizi çalışmak kurtarır ancak..”

Kişiliğimizi, onurumuzu daha çok ortaya koymalıyız..

Kültürel yozlaşmaya dur demek, tiyatro yapmak kadar önemlidir.. Hatta şu anda, salgın sürecinde, tiyatro yapmaktan da önemlidir.. Zaten yapma koşulumuz da yok ama o ayrı mesele.. Yakında olur nasılsa..!!

Anadolu (hâlâ) inanıyoruz ki Bedreddin’in yolundan yürüyecektir…

1400’lerde can uğruna destek bulan “eşitlik, kardeşlik, adalet” görüşleri kapımızdadır.. İçeri davet etmek zorundayız.. Başka da çaremiz insanlık adına bulunmamaktadır…

Çocuklarımız onurlu anne-babalar, genç tiyatrocular, onurlu abi-ablalar beklemektedir..

Beklentiyi boş çıkarmamak gerekir..

Özgür Tiyatro                                                                                                                adına                                                                                                                    Özgür Başkaya

10.05.2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Önceki İçerikULRIKE MEINHOF
Sonraki İçerikÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK