9 C
İstanbul
Perşembe, Ekim 1, 2020
Ana Sayfa Edebiyat LANGSTON HUGHES VE KAPKARA ŞİİRLER

LANGSTON HUGHES VE KAPKARA ŞİİRLER

Amerika’da yaşanan isyanlardan sonra, Amerikan karaderililerin, kızılderilerin ve güney amerikalıların sesi olmuş Langston Hughes’i tanıyalım. Amerika’da yaşayan ırkçılığı şiirlerine sürekli taşımış bir şair. Aşağıda şaire dair açıklamalar var. Ama şairin şiirlerden yaptığımız derleme onu güzel anlatıyor. Günümüzde yaşanan isyanın köklerini anlamak için bu şiirler önemli. Bazen onlarca sözün anlatamadığını şiirler anlatır.

Langston Hughes (d. 1 Şubat 1902 – ö. 22 Mayıs 1967), Amerikalı şair ve yazar.

Yaşadığı dönemin önde gelen siyahi şairlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Harlem Rönesansı’nın en önemli şairlerinden Langston Hughes 1902’de Missouri Joplin ‘de doğdu. Küçük yaşta annesi ve babası ayrıldığından onu büyükannesi yetiştirdi. Büyükannesinin Frederick Douglas ve Sojourner Truth hakkında anlattığı hikâyelerden etkilendi. Onu “Crisis” dergisinin yöneticisi Web Du Bois ile tanıştıran da büyükannesiydi.

“Crisis” dergisi NAACP ‘nin (Siyahların İlerlemesi için Ulusal Örgüt) yasal yayın organı idi. 1921-1922 yılları arasında Hughes Colombia Üniversitesi’nde okudugu Maden Mühendisliğini bıraktı. Harlem müziği, dansı ve entelektüel yaşamı onun için her şey olmuştu. “Crisis” dergisine daha çok şiir yollamaya başladı. 1926 yılında ilk şiir kitabı “The Weary Blues” Harlem’i anlatıyordu.

Hughes, şiirlerinde Harlem’deki blues barlardan etkilendiğini söylemişti. Caz’ın, blues’un ve sprituals’un ritmi yansıyor şiirlerine. 1927’de Zora Neale Hurston ve başka yazarlarla birlikte çıkardığı “Fire”, Afro-Amerikan kültürünü konu alan bir dergiydi.

1920’lerde Harlem Rönasansı ile yaratıcı bir dönem başlamıştı. Harlem “siyahlar için kendileri olabilecek bir yer olarak” simgesel nitelik kazanmıştı. Bu dönemin yazarları, siyah kültürü ile insanının güzel olduğunu göstermeye çalıştılar.

Arna Bontemps, Hughes için “özgün caz ozanı” diyor. 1967 yılında yaşama veda eden Hughes son yıllarında şiirlerini caz eşliğinde okumuştu. Cenaze töreni caz grubuyla yapıldı.

Ergin Koparan’ın çevirisini yaptığı Alabama’da Şafak kitabından seçtiğim şiirler bunlar.Şimdi şarkılarına bakalım.

KARADERİLİ KIZIN TÜRKÜSÜ

Aşağılarda, güneyin oralarda,
(Yüreğim paramparça)
Astılar genç karaderili sevgilimi
Yolağ’zındaki bir ağaca.

Aşağılarda, gtineyin oralarda,
(Yaralı gövde yukarda)
Sordum beyaz İsa’ya
Neye yaradı onca dua?

Aşağılarda, güneyin oralarda,
(Yüreğim paramparça)
Aşk çıplak bir gölgedir
Budaklı ve çıplak bir ağaçta.

MELEZ
Babam yaşlı bir beyazdı
Annem de yaşlı bir kara.
Geri alıyorum tümünü
İlendiysem yaşlı beyaz babama.

Canın cehenneme dediysem eğer,
İlendiysem yaşlı kara anama,
Pişmanım kötü düşüncelerimden,
İyilikler dilerim ona.

Beyaz babam, güzel kocaman bir evde öldü.
Kara anam öldü gecekonduda.
Merak ediyorum nerede öleceğimi,
Ne beyazım, ne de kara.

BEN DE

Ben de söylüyorum Amerika’nın türküsünü;

Ben, karaderili kardeş.
Mutfağa yollarlar beni
Sofrada konuklar olunca.
Ama güler geçerim
Ve güçlenmek için
Çok yerim.

Yann
Masada oturacağım
Konuklar gelince.
Yeltenemey�ek kimse
«Mutfakta ye»
Demeye.

Görecekler
Ne denli güzel olduğumu
Ve utanacaklar.

Amerika’yım ben de.

HAMAL

Buyurun efendim,
Demeliyim
Size her zaman.
Buyurun efendim!
Emredersiniz efendim!
Tınna.na.rak
Gün boyu
Emredersiniz efendimler dağım!
.Dünya
Zengin, yaşlı, beyaz adamın.
Pabuçlannızı parlatayım.
Buynın efendim!
Emredersiniz efendim!

BATI TEKSAS

Şeytan gibi durur tepede
Güneş Batı Teksas’da.
Orada bir kadınım vardı,
Joe adında.

Pamuk devşirirken tarlada
«Ne dersim> dedi Joe,
«Çekip gitsek mi,
Toplayıp pılıyı pırtıyı?»

Çalıştırıp külüstür Fordu,
Koyulduk yola.
Nereye mi?
Ne yolumuzu biliyorduk,
Ne de yönümüzü.

Ama güneşin tepede
Şeytan gibi parladığı
Batı Teksas
Renkli adamın
Kalacağı yer değil.

KU KLUKS KLAN

Alıp götürdüler beni
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yere.
«İnanıyor musun» dediler,
«Beyaz ırkın büyüklüğüne?»

Dedim ki, «Bayım,
Gerekirse doğruyu söylemek,
Ne derseniz kabul,
Salıverirseniz hemencecik.»

«Ufaklık,» dedi beyaz adam,
“Bırakalım da seni
Yarın gel
Tepele bizi?”

Vurdular kafama,
Yıktılar yere,
Tekmelediler
Toprak üstünde.

Konuştu çeteden biri: «Pis zenci,
Bak yüzüme de
Söyle inandığını,
Beyaz ırkın büyüklüğüne.»

MELEKLERİN KANATLARI

Kar gibi beyaz, meleklerin kanatları.
Kar gibi beyaz.
Kar
gibi
beyaz.
Kar gibi beyaz, meleklerin kanatları.
Ben düşürdüm
Kanatlarımı çamura.
Kanatlanmı düşürdüm
Alevlerin ortasına.
Ama kar gibi ·beyaz, meleklerin kanatları.
Kar
gibi
beyaz.

AFRİKA
Uykulu dev,
Dinleniyordun ne zamandır.

Görüyorum
Gülüşünde,
Gökgürültüsünü ve şimşekleri.

Görüyorum
Aralanan gözlerinde,
Fırtına bulutlarını:
Gürleyiş,
Hayret,
Ve taze bir merak,

Her adımın
Sergiliyor
Yeni, uzun hamleni.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK