9 C
İstanbul
Perşembe, Mayıs 13, 2021
Ana Sayfa Haber KIZILDERE'NİN DİRENÇ GÜLLERİ!

KIZILDERE’NİN DİRENÇ GÜLLERİ!

30 MART 1972 KIZILDERE KATLİAMI VE
KIZILDERENİN DİRENÇ GÜLLERİ “ON”LAR

Dünya ve ülkemizin siyasi tarihine baktığımızda, düşünceleri, inançları ve devrimci değerleri için;ezilen halkların ve sömürülen sınıfların özgürlük ve kurtuluş mücadelesinde, bir an bile tereddüt etmeden ölümü kucaklayarak ölümsüzleşen devrimcilerin, yurtseverlerin,sosyalistlerin, komünistlerin destansı yiğitliklerini, direnişlerini görmekte ve saygıyla on’ları yad etmekteyiz!

İşte bu destansı direniş ve yiğitliğin bir adı da KIZILDERE’dir. ON’ların direnişidir!…

26 Mart 1972:THKP-C lideri Mahir Çayan ve yoldaşları, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin Inan’ın 6 Mayısta gerçekleştirilmesine karar verilen idamlarını durdurmak için Ordu’nun Ünye ilçesindeki Nato Radar üssü’nde görevli olan 3 İngiliz teknisyeni rehin alıp, kaçırırlar.

30 Mart 1972:To kat’ın Niksar ilçesinin Kızıldere köyüne ulaşan Mahir Çayan ve 9 yoldaşının kaldığı (muhtarın evi) köy muhtarının önceden hazırladığı ihbar mektubunu jandarmalara teslim etmesiyle kuşatılır. Askerler, “teslim olun! “çağrısında bulunur. Bunun üzerine eline megafonu alan Mahir Çayan:
Asıl siz teslim olun!”
“Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik!”
“Kahrolsun emperyalizm, yaşasın tam bağımsız Türkiye!”
“Sıradan askerleri çekin, üst rütbeliler gelsin!“ diyerek karşılık verir.

Mahir Çayan,megafonla konuşarak amaçlarını ve İngiliz teknisyenleri neden kaçırdıklarını hem köylülere hem de askerlere anlatır. Mahir Çayan ve yoldaşları, şayet talepleri karşılanmazsa ve ateş açılırsa, rehineleri öldürüp, çatışma kararı alırlar. Köyün ve kaldıkları evin etrafı binlerce komando asker tarafından sarılır. Helikopterlerde köyün üzerinde uçmaktadır. Askerlerin, rehinelerle konuşturulması talebine olumlu yanıt veren Mahir ve yoldaşları Ertuğrul Kürkçü, Cihan Alptekin, Saffet Alp görüşmek için çatıda beklerken, bu esnada grubun üzerine makinalı tüfeklerle açılan ateş sonucu Mahir Çayan, başına isabet eden kurşunlarla yaşamını kaybeder ama ezilen halkların ve sömürülen sınıfların mücadelesinde ölümsüzleşir. Fikirleriyle, eylemleriyle devrimin kızıl yolunu aydınlatmaya devam ediyor ve devam edecek.

Mahir Çayan katledildikten sonra yoldaşları, alınan karar gereğince 3 ingiliz teknisyeni öldürür ve askerlerle çatışmaya girerler fakat hedefleri menzil dışında kaldığı gibi ağır makinalı tüfekler, roketatarlar hatta havan toplarıyla ateş altına alınan grubun kaldığı kerpiç evin duvarları delinir ve bir kısmı çöker. Teslim olmayı reddeden devrimciler, ağır makinalı tüfekler ve roketatarlarla açılan ateş sonucu hunharca katledilirler.

Kızıldere katliamında:
MAHİR ÇAYAN
SABAHATTİN KURT
SİNAN KAZIM ÖZÜDOĞRU
HÜDAİ ARIKAN
CİHAN ALPTEKİN
ÖMER AYNA
NİHAT YILMAZ
ERTAN SARUHAN
AHMET ATASOY
SAFFET ALP Yaşamını yitirir. ERTUĞRUL KÜRKÇÜ ise yaralı olarak yakalanır.

 KIZILDERE KATLİAMI ile 68 kuşağının oluşturduğu 71 devrimci pratiğinin THKP-C ve THKO kadrosunun devrimci önderleri büyük bir darbe aldı. Ancak, devrimci mücadele inişli-çıkışlı da olsa devam etti…

Mahir ve arkadaşları siper yoldaşlığının, feda ruhunun, ölümü paylaşmanın,küçük hesapların peşinde olmayıp, halkın çıkarlarını savunmanın, “biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik!” kararlılık ve inancında direnişin en soylu devrimci iradesidir.

ONLAR; Kızıldere’de öleceklerini biliyorlardı ama yok olmayacaklardı!
ADALILAR’ın türküsü, ezilen halkların ve sömürülen yoksul emekçi sınıfların marşına dönüşecekti!

KIZILDERE,tarihin sayfasına erdemli ve onurlu yaşamanın, devrimci irade, bilinç ve kararlılığın,halkların çıkarı ve mutluluğu için canını ortaya koymanın,davaya ve halka inançla bağlılığın yani ON’ların adı olarak yazılmış ve ON’ların adı halkların yüreklerine kızıl sevdalarla kazınmıştır!

ON’LARI saygıyla anıyor, mücadeleleri önünde saygıyla eğiliyoruz! Faşizme dik durabilmek için!

Umutta kalın, dirençli olun.

 

2 YORUMLAR

  1. “Teknisyenleri Çayan’ın askerleri değil,askerin içindeki sivil güçler öldürdü” diye bir yorum yazmışsınız.

      1) Kızıldere’de katledilen devrimciler Mahir Çayan’ın askerleri ve emir kulları değil yoldaşlarıydı.

    2)Askerin içindeki sivil güçler kim?

    3)Teknisyenleri Mahir Çayan’ın yoldaşlarının öldürmüş olduğunu şundan anlıyoruz. 

    “Mahir Çayan ve yoldaşları şayet talepleri karşılanmazsa ve ateş açılırsa,rehineleri öldürüp çatışma kararı alacaklarını”beyan etmişlerdir.

    Devrimciler de sözünde durur…

    4)Teknisyenleri hem askeri savcının iddiasında/iddianamesinde hem de Ertuğrul kürkçü’nün doğru ya da yanlış vermiş olduğu ifadesinde,Rehineleri Mahir Çayan’ın yoldaşlarının öldürmüş olduğunu bilmekteyiz.

    5)Yapılan otopsi raporunda ise,catişma sonrası eve girerek hem sağ kalan devrimcileri hem de Rehineleri askerlerin öldürmüş olduğu söyleniyor ama bu bir iddia olarak kalıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

Çulluklar Dökülmüş

Evinde ziyaret ettim arkadaşım Osman’ı. Avurtları çökmüştü, damarları görünen incecik elleriyle sıktı elimi. Dudakları çölde unutulmuş kaktüs gibi. Beni görünce birden canlanıverdi, gözleri yalımla parladı: -Hasan,...

Prometheus’un Çığlığı, Esaretin İlmeği

“Umut, cesaretin yarısıdır” diyor BaIzac. Fransız Devrimi’nin debdebeli ortamında umudunu yitirmeden cesareti kuşanmanın aslında ayakta kalmanın, güzel günlere olan inancın bir göstergesi olduğuna işaret...

2021 VE SANAT ALANININ BAŞINA GELENLER

2021 VE SANAT ALANININ BAŞINA GELENLER SANAT MECLİSİ Bir sanat sezonunun daha sonuna yaklaşıyoruz. Sezonun başından bu yana işsizlik ve salgın hastalık sanat alanını vurdu geçti....

“ÖDÜL SİSTEMİ”

“ÖDÜL” SİSTEMİ İnsanlar neden ödül almak ister? Bazı insanlar neden ödül verir-ödül vermek ister?            Tüm bu soruların dışında ödül niye...

SON YORUMLAR

Ikbal kaynar on 46’LI
Yuksel on HIDIR DAYI
Gülbahar Yılmaz on ABU
Mustafa Düzgün on İZLER
B.Nur Erkoç on İZLER
Nur Erkoç on ASKIDA EKMEK
Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on BOŞ EV
Rafet Canpolat on BOŞ EV
Atilla IŞIK on BOŞ EV
Deniz on BOŞ EV
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK