9 C
İstanbul
Pazartesi, Ekim 18, 2021
Ana Sayfa Haber Emekliler Barış İstiyor!

Emekliler Barış İstiyor!

Emekliler Barış İstiyor!

 Bugün, 1 Eylül Dünya Barış Günü.

Bugün 60 milyon insanın ölümüne neden olan II. Dünya Savaşı’nı başladığı tarih olan 1 Eylül.

Bugün savaşın ölümden başka bir şey getirmeyeceğini bu yeryüzündeki insanlara hatırlatarak ve dünya halklarının bir kez daha böylesi bir acıyı deneyimlememesi adına Dünya Barış Günü olarak tarihe geçtiği gün.

Ancak bugün, II. Dünya Savaşı’nın üzerinden onlarca yıl geçmişken, yeryüzünün her bölgesinde; bizlerin yaşadığı coğrafya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında halklar birbirine düşman edilmeye, silahlar sermayenin karları için ateşlenmeye, bombalar ırkçı ayrımlara dayandırılıp dünya halklarının üzerlerine bırakılmaya devam ediyor.

Bugün sermayenin yarattığı savaş ekonomisi, sermaye yanlısı iktidarların ırkçı ve mezhepçi söylem ve uygulamalarını tırmandırması yeni katliamların önünü açmaya; petrolün siyahı ve doların yeşili uğruna çıkarılan savaşlarda yoksul halklar yaşamını yitirmeye devam ediyor. Silahlar ateşlenmeye devam ettikçe kadınlar, çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere tüm insanlık şiddetin en ağır biçimlerine maruz bırakılıyor, istismar ediliyor, yaralanıyor ve öldürülüyor.

 

Bugün henüz yanı başımızdaki Suriye’de savaş politikalarının sonucu yerinden edilen ve cesedi kıyıya vuran çocukların hesabı verilmemişken; yıllarca “terörle mücadele” söylemine gizlenerek iktidarda bulunan emperyalistler Afganistan’ı Taliban’a teslim ediyor. Bütün bu çatışmanın bedelini ise yıllardır olduğu gibi bugün de Afganistan halkı ödüyor. Bugün Afganistan’da yaşamak için göç etmesi gereken yüz binlerce insan açlık, susuzluk ve ölümle burun buruna geliyor.

Biz emekliler bütün dünya hakları kardeştir, diyor; torunlarımıza barış içinde bir dünya bırakmak için mücadele etmeye devam ediyoruz. Öldürülen, sürgün edilen, işkenceye maruz bırakılan, tecavüze uğrayan; yani savaşın bütün ağır bedellerini ödeyen bizler; dünyanın yoksul ve emekçi halkları; savaş çetelerinin birliğine karşı barış dolu bir dünyayı tüm dünya işçi ve emekçileriyle; dünya yoksul halklarıyla el ele inşa edeceğiz.

Biliyoruz ki; emperyalistler ve maşaları tüm güçleri ve bütçeleriyle bir savaş ekonomisi yaratırken ne yangınlar diner ne de silahlar susarken dünya halklarının hep bir ağızdan “Barış İstiyoruz” diye haykırması; alanlara çıkması zaruridir.

 Farklı olanın suçlulaştırıldığı, tek bir sesin yükseldiği iktidarların yağma ve talanla yalnızca sermayenin bugününe hizmet ettiği, sel ve yangınların; sel ve yangınlarda ölümlerin olağanlaştırıldığı, zorla yerinden edilen halkların göç yollarında ölümle yüzleştiği, sendikal özgürlükler başta olmak üzere bütün insan haklarının çiğnendiği bir dönemde bizler haykırıyor ve haykırmaya davet ediyoruz: “Barış İstiyoruz!”

Ne diyordu şair:

“Sizsiniz uluslar, kaderi dünyanın.

Bilin kuvvetinizi.

Bir tabiat kanunu değildir savaş,

Barışsa bir armağan gibi verilmez

insana:

Savaşa karşı

Barış için

Katillerin önüne dikilmek gerek,

” Hayır yaşayacağız!” demek.”

Bir kez daha haykırıyoruz: Savaş ve ölüm değil; eşitlik, adalet ve barış istiyoruz!

Bir kez daha haykırıyoruz: Yurtta barış, dünyada barış!

Bir kez daha haykırıyoruz: Yaşayacağız!

Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

EDEBİYATIMIZDA RUŞEN HAKKI

EDEBİYATIMIZDA RUŞEN HAKKI “Ruşen Hakkı deyince, yaşadığı şehirde sokaklara adı verilen Kocaelili bir şair gelir akla. Gazeteciydi o, şairdi, yazardı... Onun kaleminde insanların bin bir...

BİR TÜRLÜ TUTUNAMAYANLAR VEYA ORTAÇAĞ TİPİ CEMAAT NOSTALJİSİ*

  Her zaman adil olmanın kolay olmadığını biliyorum. İdeolojik savaşım çoğu zaman karışık olmasını, kampların içiçe geçmesini ve argümanların mücadele verenlerin başı üzerinde keşismesini çok...

LEİBNİZ İÇİN NOTLAR*

Paris o zamanlar dünyanın kültür merkezidir. O zamanlar şimdi olduğu gibi yüzlerce kültür merkezi yoktur. Bir kültür merkezi daha vardır: Londra. Onda da daha çok Shakespeare'in ağırlığı...

BEN KENAR MAHALLE YAZARIYIM*

  - Önce şunu öğrenmek istiyoruz. Öykü nasıl oluşuyor sizde. - Öyküler, her şeyden önce yaşadıklarımdan kaynaklanıyor. Yaşadıklarımı, düşlerimi hayallerim, düşüncelerim biçimlendiriyor. Bana bu birikimin içinden bir çelişkiyi, yaşamanın, toplumun,...

SON YORUMLAR

Mehmet Konyali on GICIR GICIR
Bilgehan Oğuz on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Rasim Aşın on “ÖDÜL SİSTEMİ”
Ikbal kaynar on 46’LI
Yuksel on HIDIR DAYI
Gülbahar Yılmaz on ABU
Mustafa Düzgün on İZLER
B.Nur Erkoç on İZLER
Nur Erkoç on ASKIDA EKMEK
Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on BOŞ EV
Rafet Canpolat on BOŞ EV
Atilla IŞIK on BOŞ EV
Deniz on BOŞ EV
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK