9 C
İstanbul
Salı, Eylül 29, 2020
Ana Sayfa Edebiyat Deneme Edebiyat ve Sanat Üzerine

Edebiyat ve Sanat Üzerine

Günümüz edebiyatı nereye gidiyor? Birbirinin tekrarı roman, öykü, şiirler şair ve yazar çıkmazını gözler önüne seriyor. Yaşamın hızı ve değişimine ayak uyduramama sorunu, sanatın tüm dallarına yansıyor.

Son otuz yıldır toplumun kapitalist sistem içerisinde hızla bireyci, yabancılaşmış tek tipliğe doğru sürüklendiğini gözlemliyoruz. İletişimin ve teknolojinin hızla ilerlemesi, ulaşılabilir olması bunda en büyük etkendir.

Sermayenin ulusallıktan çıkıp, çok uluslu şirketlerin devletleri; biçimsel küçülme ve nicelik değişimi, toplum yaşamına yıkıcı bir etki yapıyor. Üretim araçlarının pazar ekonomisinde nitelik ve nicelik değişimleri, insan yaşamına  yansımakta. Buradan hareketle incelemeye başladığımızda, sanatın bundan etkilenmemesi düşünülemez.

Yaşamın anlık ve oturduğun yerden değişimi, hızı insanları aşırı tüketime ve doyumsuzluğa yönlendirdi. Robotlaşma sürecinde kapitalist tüketim çılgınlıkları insanların geleceğe dönük beklentilerini etkiledi. Kapitalist üretim ilişkilerindeki bu nicel değişim, dünyanın açık pazar olması, insan yaşamında kültürel yıkıma yol açtı. 

Postmodern anlayışla birey olma duyguları pazarlanırken, biz olma kolektifi yok sayıldı. Bilgiye ve teknolojiye ulaşma o kadar kolaylaştı ki etik değerler dönüşüme uğradı. Sanatın da bundan etkilenmesi kaçınılmazdı. Artık her sanatsal faaliyet dijital ortamda birkaç tıklamayla önünüzde. Kopyala yapıştır çağında, emeğin değeri sıfırlandı. Klasik tüm sanat dalları bundan etkilenirken, yeni arayışlar sosyal medya ağlarında beğeniler oluşmaya başladı. Bu dönüşümün kaçınılmaz sonucu edebiyat v.d. sanat dallarına olan ilgiyi basitleştirip, değiştirdi.

Şiir kitapları basılmıyor, romanlar, öyküler okuyucu bulamıyor. Yapay zeka uygulamalarına ilk cümleyi, konuyu, karakterleri veriyorsun sana roman, öykü yazıyor. Evine aldığın iyi bir yazıcıyla kitap, dergi basıyorsun. Teknolojinin geldiği bu noktada ne yapmalı? Kitap fuarlarında hızla okuyucu kaybını, etkinliklere katılımdaki düşüşleri, son birkaç yıldır daha belirgin biçimde gözlemliyoruz.

Edebiyat içerisindeki cemaatlerin, grupların ve sol görünümlü liberal çıkar çevrelerinin ele geçirdiği merkez medya köşelerinde sistemle yandaş olmazsanız yer bulmanız olanaksız. Ya onların yalayıcısı, şakşakçısı olacaksınız ya da ortak paydalarda güç birliği oluşturacaksınız.

Sosyal medyaya ilgi daha yoğun, anlık eleştiri ve yorumlar yapılıyor. Kitaba, dergiye gösterilmeyen ilginin aksine, sosyal medyada yayınlanan şiire, öyküye v.d. gösterilen ilgi anlık, günlük beğeni ve tıklamalarla takip ediliyor.

Okuyucu uzun metinlerden, postmodernist karmaşık dizelerden kaçıyor. Hızla okuyacağı kısa metinlere bakıyor. Toplum gündemine, kendi duygularına ses veren metinleri, dizeleri hemen benimsiyor ve tüketiyor. Hep yeni tüketeceği ürünleri arıyor. Hızla yazılmış duyguları, dilin en yalın ve anlaşılır kelimeleriyle görmek istiyor. Dilbilgisi kuralları gibi arayışlar yok. Gözüne ve kulağına, duygularına hitap eden ses ve bilgi varsa beğeniyor, kopyala yapıştır yapıyor.     Sanat yaşamın hızına ayak uydurmak zorunda. Bilim evrende yeni yaşam forumları kurmayı araştırırken, bu değişime ayak uydurmamız nasıl olacak?

Saatlerce kitap okuma devri kapandı mı? Yapay zeka kullanan insanlar, sanatı kısa görsellerle, oturduğu yerde akıllı telefonuna, tabletine, bilgisayarına anında indirip, ekleyip değiştirebiliyor, paylaşıyor. Bunu kapitalist sistemin bütün noktalarında gerçekleştirebiliyor. Artık herkes ücretli-ücretsiz atölyelerde, online şair, yazar, ressam, müzisyen v.d. olabiliyor.

Geçmişin genelde varlıklı, elit aydın ailelerin çocuklarının ilgilendiği edebiyat, sanat ayrıcalık olmaktan çıktı, yerini çoğulculuğa bıraktı. Bilgiye kolay ve hızlı ulaşım, bu elitlerin tekelini kırdı, ucuzlattı ve herkesin tüketimine sundu. Buda kapitalizmin daha fazla kar etmesini sağlayan, global pazar ekonomisiyle oluştu.

Bu geldiğimiz noktada ne yapabiliriz? Yeni kuşaklara ve gençliğe nasıl ulaşırız? Onların yaşam biçimi ve beklentilerini algılayıp, nasıl iletişim kurabiliriz? Düşüncelerimizi buralara yoğunlaştırıp onların hızıyla bütünleşmeliyiz. Enerjimizi buralara harcamalıyız. Yoksa kendi kendimize dar gruplar içerisinde, al gülüm ver gülüm oynar, içe kapanır, toplumla bağlarımızı koparırız.

Kapitalist tüketime hizmet eden Postmodernist sanatla mücadele Toplumcu gerçekçi sanatın biz olma dayanışmasından geçer.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK