9 C
İstanbul
Pazar, Eylül 20, 2020
Ana Sayfa Edebiyat Önce Star Sistemi Bilmek Lazım

Önce Star Sistemi Bilmek Lazım

Önce Star Sistemini bilmek lazım

Peki nedir Star Sistemi? Kapitalist sistemde sanat eserine mal diye bakılır. Bu arada malla para ilişkisine çok dikkat edilir. Nasıl bir mal üretilecek? Bu malı kim kullanacak? Mal tüketicinin eline nasıl ulaşacak? Malın çok satması için nasıl bir pazarlama? Şimdi karşıda bir tüketici var. Mal tüketicinin eline nasıl götürelecek. Ama bu yeterli değil. Tüketici elini uzatıp malı alacak, işin püf noktası burada. Mal iyice allanır pullanır…ama bütün bunlar yeterli değil. Şımarık kralın malı istemesi lazım. Şımarık kralın istemesi için gereksinme yaratılır. Örneğin her hangi ‘mal’ yeni diye yeniden dürtüklenir. Yeni bilmem neyi alın, yeni bilmem neyi alırsanız kazanacaksınız, denir. Doygun pazar harekete geçirilir. Bu kitap pazarlaması böyle. Bundan böyle pazarı harekete geçirmek için ne gerekirse yapılır. Star Sistemi işte burada devreye girer. Bundan sonra ne gerekirse yapılır. Burada şu bilinmeli. Her starın eseri kalitesiz olur, demiyorum. Star sistemi kendi kuralları içinde kaliteye önem vermez. Diyelim kaliteli bir eser var. Sistem, bu eseri piyasaya çıkardı. Günü geldiğinde yine star sistemi içinde kalitesiz bir eser, kaliteli eseri geri iter. Kırk para etmez eserler de pazara sürülür. “‘Başyapıt”, “romanın doruğu” diye pazar canlı tutulur. Bir başyapıt, bir başka başyapıtı öldürür. Kalite düşer. Bu ortamda romancı şöyle konuşur. “Yıl sonuna dek üç roman bit irmek zorundayım.” Yazar, bir yılda kaç roman yazacağım tasarlamaz. Bir romanı nasıl yazacağım tasarlar. Yazar, bu çizgiyi geçmişse kalitesizlik başlar.

Sistem, günü gelince “kralın hizmetkarlarını” içinden atar. Pazar doyunca, star inişe geçer. Yeni starın yükselişi başlar. Bu durumda eski starlar ne yapar? Kimi durumu anlar. Pazarın doymamış noktalarına kayar.

Star sistemi yıkıldı mı. Hayır. Yıkılmadı. Yıkılacak mı … Bundan önce şunu söylemeliyim. Star sistemi despotik kültürün üstünde yükselir. Star sistemi. insanı, sisteme göre bilgili, sisteme göre duyarlı yapar. Bütün bunlar insanı, kendine yabancılaştırır. İnsanın gelişimi … insanlaşma sürecini durdurur. Bunun için star sistemi sanatı insani olamaz. Çünkü insanın, insanlaşma sürecinde, buna karşı olanların bütün engellerine karşın, insanlaştığı … kendi kaderini yakalama yolunda mücadele etıiği temel bir hakikat. Star sistemi, bu hakikati inkar eder. İnsanı “görünmez”in tutsağı, zavallı bir yaratık derkesine indirger. Peki n’apmalı. Sanana star sistemi, despotik bir kültürün üstünde durur. Buna karşı, demokratik bir kültürde, insani gelişimi başlatan .. hızlandıran bir yapılanma gerekiyor sanatta.

Ödül Sistemi ve Demokratik yapı zorunluluğu.

Ama demokratik yapılanmada şunlar olmayacak. Şimdi ne görüyoruz. Sanatçılar arasında tatsız … yıpratıcı bir yarış. “Şurdan bir ödül alayım, ben de adlanayım,” telaşı … sıkıntısı. Ödüle göre eser kurgulaması. .. Bilinsin. Star sisteminde bir kişinin adlanması için, birçok kalemin kınlması … birçok kafanın koparılması gerekir. Bu yarışmada geride kalanlara … kalemi kırılanlara … kafası koparılanlara üzülmez birinci olan. Birinci geldiği için sevinir. Çünkü onun duyarlılığı sisteme göredir. Sistem yanlışlaştırır insanları. Birinci gelen ödülü alır. Geride kalan atılır çukura. Onun için ödüllü sanatçının duyarlılığı sisteme göredir. İnsani değildir. Sistem güzel olanı satışla özdeşleştirir. Çünkü star sisteminde amaç, eserin hızla paraya dönüşmesidir. Hızla paraya dönüşen eser güzeldir. Hızla paraya dönüşen güzel eserin yaratıcısı, değerlidir. Bu, sanatçıda güzel olan bilincini yıkar. Sanatçı çok satmak için iletişim kanallarına doğru yürür. Rakiplerine dirsek vurur … çelme çakar. Sanatta star sistemi, metalaşmanın maddesi … somutu. Bu sistem sanatçının özgürlüğünü kısıtlar. Bunun örneğini Selim İleri’den veriyorum. 4 Haziran tarihinde “Gecenin İçinden” programında radyoda dinledim İleri’yi. Şebnem Savaşçı sordu. “Bize gençler ürünlerini gönderiyor. N’apalım.” İleri, dergilerin gençlerle ilgilenmediğini söyledi. “Bu ürünleri size göndersek ilgilenir misiniz,” dendi. ‘·Evet,” dedi İleri. 90 İleri ‘nin gençlerle ilgilenmesi rahatsız etmez beni. Burda sorun şu. Dergilerin gençlerle ilgilenmediğini … özellikle İnsancıl ‘ın çıkış nedenlerinden birinin bu olduğunu bilmez mi İleri. Bilir. Ama birkaç okur için … pazarını genişletmek için doğruyu söylemedi. Hangi nedenle olursa olsun doğruyu bilmeyen … görmeyen … söylemeyen kişi özgür değildir. Burda tatsız bir nokta da şu. Sanatta star sistemi, sanatı yanlış öğretiyor. Sanat dendi mi, eserin hızla paraya dönüştürüldüğü … kıran kırana dirsek vuruşlarıyla onun bunun devrildiği bir pazarı düşünüyor. Buna göre davranılmayı öğreniyor. Böylece sanatçı, o yoldan daha önce geçenlerden öğrendiğini yeniden üretiyor. Bütün bunlar demokratik-özgür yapılanmada olmayacak. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK