9 C
İstanbul
Cumartesi, Eylül 26, 2020
Ana Sayfa Edebiyat Deneme BİR İNSANLIK DRAMI:2 TEMMUZ 93 SIVAS-MADIMAK KATLİAMI

BİR İNSANLIK DRAMI:2 TEMMUZ 93 SIVAS-MADIMAK KATLİAMI

Bir yarasa misali ışıktan korkan dinci-yobaz, faşist güruh “şeriat isteriz!” “Cumhuriyet, Sivas’da kuruldu, Sivas’da yıkılacak!” sloganları ile derin (!) devletin gözetim ve desteğinde, Sivas’ın orta yerinde Madımak otelini 8 saat kuşatıyor ve sonra oteli yakarak 33 canı diri diri yakarak katlediyor!

2 temmuz 1993 Sivas Madımak katliamı insanlık tarihine kapkara bir leke olarak düştü ve katliamın hesabı sorulmadığından Madımakdan hala dumanlar yükseliyor, yürekleri yakmaya, vicdanları kanatmaya devam ediyor! Bu yıl katliamın 27. Yılı. Değil 27 yıl, 1000 yıl geçse dahi bu acı unutulmaz ve insan olan insanın yüreğini yakar!
Madımak katliamı, yüreğinde insan sevgisi olan bütün insanların ortak acısıdır

Bu toplum ve devlet, tarihsel süreçte yapılmış olan katliamlarla yüzleşmeden, katliamlara uğramış olan insanların yakınlarından, katledilmiş insanların mensubu bulunduğu ideolojik, etnik,milliyet, mezhep topluluklarından özür dilemeden, katliama bağlı oluşan maddi-manevi zararları tazmin etmeden, katliam suçlularını ve sorumlularını zaman aşımını dikkate almadan (insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz, olmamalıdır! ) yargı önüne çıkararak en ağır cezaya çarptırmadan o katliamın acısı yürekleri yakmaya ve vicdanları kanatmaya devam eder! Yeni katliamlara bir zemin ve koşul hazırlar. Geçmiş Katliamların, Maraşların, Çorumların… hesabı sorulmadığı, suçlu ve sorumlular yargılanıp en ağır cezaya çarptırılmadığı için Madımak katliamı yaşandı ve günümüzde de hala zaman zaman katliamlar yaşanıyor!

Madımak katliamı, halkların acılarını ortaklaştırdığı için, halklara yapılan her zulümde, işkencede, katliamda, Madımak’ın dumanı tütmeye devam eder!

2 temmuz 93 madımak katliamını, yurdun dört bir yanında bütün toplumsal kesimlerin, insandan, emekten, halktan ve aydınlık, çağdaş, lâik bir Türkiye özleminde olanlarla, geniş bir katılımla anmalıyız. Bu anma etkinliklerinde, Katliamda yaşamını yitiren canlarımızı yadedip andığımız gibi, Katliamda sorumluluğu olan devletinde ceberrut yapısını, kanlı elini halka tekrar tekrar teşhir etmeliyiz!
Düşünsenize, Sivas’ın ortasında bir otel, dinci-yobaz,
Irkçı-faşist güruh tarafından 8 saat ablukaya alınıp,en sonunda 33 can diri diri yakılıyor ve devlet ortada yok!
Peki, devletin esas görevi hatta kuruluş amacı nedir? Tabiki, yurttaşların can ve mal güvenliğini sağlamak. O yıllarda bile, Güneydoğu’da bir operasyona bir kaç saatte Kobra helikopterlerle ulaşan devletin askeri ve polisi, 8 saatte Sivas’ın orta yerine ulaş(a) mıyor! O halde, bu katliamın baş sorumlusu devlettir!!!

Demokratik kitle örgütleri, Alevi kurum ve kuruluşları, yurttaşlar anayasal – demokratik hak olan ” Hiç kimse, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız gösteri yürüyüşü ve toplantı yapabilir”maddesine dayanarak Madımak katliamının yıl dönümünlerinde anma etkinliği yapmak istiyor ama Sivas Valisi tarafından izin verilmiyor! Engelleniyor ya da kendilerinin belirlediği ölçüler içinde(!) Kısıtlayarak izin veriliyor.

Bu konuda, şu soruları kamuoyu adına sormak hakkımız var!

Madımak katliamını engellemek açısından devlet, kendi sorumluluğunu yerine getirdi mi?

Devlet, katliam suçlularını ve sorumlularını cezalandırdı mı?

Acaba devlet, katliamda kendi suçunun, sorumluluğunun her yıl kamuoyuna açıklanmasından ve teşhir edilmesinden mi korkuyor?

Yoksa, vali,bir muktedirin emir ve talimatlarına bağlı mı davranıyor?

Anayasaya göre, herhangi bir katliamın yıl dönümlerinde anma etkinliği düzenlemek haktır ve meşrudur. Bu açıdan hiçbir kişinin, hiçbir organın ya da kurumun, bu hakkı engellemek gibi yetkisi yoktur! Şayet engelliyorsa bu bir anayasal suçtur! Engelliyorsa, o devlet demokratik değil, faşist devlettir!!!

Madımak katliamı sırasında, olaya müdahale etmekte geciken, olayları besleyen, katliamı mazur gösteren dönemin cumhurbaşkanı, başbakan, başbakan yardımcısı,İçişleri bakanı ve Sivas’lı yetkililer yargı önüne çıkarıl(a)madı!

O dönem ki, devlet ve hükümet yetkilileri(!)Madımak katliamına ilişkin olarak şunları söylemişlerdi:

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel:
“Halkla, güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz”

Başbakan Tansu Çiller:”çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir”

Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü:”Ne yapayım yetkim yoktu”

ANAP Genel başkanı Mesut Yılmaz:”Bu, bir futbol maçında bile çıkabilecek olaylardır”

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu:”Aziz Nesin’in, halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir”

Dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin:
“Birçok yerden yardım istedim. Yardım, iş işten geçtikten sonra geldi. Taleplerimi dikkate almayanlara dokunulmadı”

Sivas katliamı her ne kadar görünürde Alevilere yapılmış olsada, bu katliam aynı zamanda yoksul emekçilere, sömürülen sınıflara, ezilen halklara, özgürlükten, laiklikten, çağdaşlıktan ve aydınlık Türkiye’den yana olanlara, özgürlüğü, eşitliği, adaleti, barışı, kardeşliği önceleyen solculara, demokratlara, ilericilere, sosyalistlere,, komünistlere ve kısacası güzellikten yana olan bütün insanlara,çocuklara, kadınlara, insani değerlere karşı da yapılmıştır!
Bu katliam özünde, insanlığa karşı işlenmiş, insanlık suçudur! Madımak katliamı yalnız Alevi katliamı değil,aynı zamanda bir aydın katliamıdır.

Bu katliam, Alevi – Sünni inanç mensuplarının, bu topraklarda barış ve kardeşlik içinde yaşama iradelerine karşı yapılmıştır! Bildiğiniz gibi aynı karanlık eller, Madımak katliamından kısa bir süre sonra Erzincan-Başbağlar’da onlarca masum Sünni yurttaşları katlettiler.

Bu katliam, inanç ve ibadetle ilgili haklarını-özgürlüklerini talep eden, bu doğrultuda bilinçlenen,örgütlü bir yapı kurmak isteyen, çağdaş – laik yaşam tarzını içselleştirmiş olup, Türkiye’nin aydınlık geleceğini inşaa edecek güçlerden biri olan, ülkemizin aydınlık yüzü, demokrasinin,laikliğin, çağdaşlığın kadim dostu Alevilere karşı yapılmıştır!

Sivas katliamı davası zaman aşımı nedeniyle düştüğünde, dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan:
“Milletimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun!”demişti.
Aslında, Sivas katliamı bir insanlık suçu olduğundan, bu suçta zaman aşımı olmaz ve olmamalıdır!
Sivas katliamı, toplumun vicdanında kanayan bir yaradır.
Daha sonraki yıllarda, Sivas katliamı sanıklarının 8 avukatı adeta ödüllendirilerek AKP’den milletvekili oldular! Bu durum bile, Madımak katliamını hangi zihniyetin gerçekleştirdiğinin somut göstergesidir!

Alevi sivil toplum örgütlerinin,kurumlarının, kuruluşlarının, Aleviliğin inanç ve ibadetle ilgili sorunlarına yönelik birçok istek ve talepleri olduğu gibi, bir başka talepte 2 temmuz katliamı madımakla ilgilidir! Bu talep kısaca şudur : ” Pir Sultan anma etkinliğine katılan 33 canımızın katledildiği Sivas Madımak oteli”ibret müzesi”ne (utanç müzesi) dönüştürülmeli, katliamı teşhir eden, lanetleyen görseller yer almalıdır”.

Madımak’da katledilen canlarımızı, saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz..!

Madımak’ın ışığı sönmeyecek..!

Sizleri, madımak katliamı üzerine yıllar önce yazmış olduğum şiirimle başbaşa bırakıyorum.

Umutta kalın, dirençli olun.

MADIMAK’DA!

Otuzüç beden bir can olduk
Yakıldık
Yandık
Kül olduk havaya savrulduk…

Söz olduk
Gök kubbede yankılandık…
Şiir olduk
Bulutlara asıldık…
Semah döndük
Turna kanadına konduk…
Çığlık olduk
Yürekleri dağladık…
Yol olduk
Pir Sultan’a bağlandık…
Güneş olduk
Karanlığı aydınlattık…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK