9 C
İstanbul
Cuma, Eylül 25, 2020
Ana Sayfa Edebiyat Deneme BİZ TÜRKÜLERLE, ŞİİRLERLE, HALAYLARLA GELECEGİZ

BİZ TÜRKÜLERLE, ŞİİRLERLE, HALAYLARLA GELECEGİZ

BİZ TÜRKÜLERLE, ŞİİRLERLE, HALAYLARLA GELECEĞİZ

“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız , o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın … ” demiş Albert Camus .Ne doğru söylemiş… Sivas Katliamının yaşandığı günün akşamı Kartal’dan otobüslere binecektik Ankara’daki Sendikalar Mitingi için 2 Temmuz 1993 yılında. Acı haberler gelmeye başladı , henüz cep telefonları falan yok, sağlıklı bilgi alamıyorduk. Endişeli uzun bir bekleyişten sonra geçtik otobüslere. Yol boyunca deyişler, marşlar hiç düşmedi dilimizden. Belki Ankara’ya girişimizi engeller polisler diye düşünürken neredeyse gözlerimiz yaşaracaktı şaşkınlıktan. Adeta günah çıkarır gibi gayet kibar davrandılar. ”Mitinge mi geldiniz?” gibi sıradan sorularla gönlümüzü alır gibiydiler. Mitinge katliam damgasını vurmuştu.

Sivas’ta insanlık yanmıştı, adalet yanmıştı, sanat yanmıştı.
Onlar çok gençtiler, çocuktular, annelerinin kuzusuydular.
Onlar aydındı, güzel bir dünya için daha çok yazacaklardı. Onlar türkü yakıcıydılar, daha çok türküler yakacaklardı.
Onlar dansçıydı, daha çok semah döneceklerdi.
O gün akşama dek ölenler, yaralananlar netleşti ve acısı tekrar yüreklerimize oturdu. O sıralar ben edebiyattan çok müzik ile ilgiliydim. Miting bitiminde otobüse binice hemen yazmaya başladım şarkı sözlerini Otuz yedi Gül diye. Sonradan iki kişiyi yakılanlardan olmadığı için çıkardım Otuz beş Gül yaptım.Müziğini bile mırıldanmaya başladım.(İlk albüm olan Yasakları Kaldır Bana adlı çalışmada yer aldı.) O duygularla şöyle demiştim;
OTUZ BEŞ GÜL
Kopardılar dalından otuz beş kardeleni
Asıl çiçek yürekte onu bilemediler.

Biz türkülerle şiirlerle halaylarla geleceğiz
Biz türkülerle semahlarla gideceğiz

Yaksan da birer birer bizi yok edemezsin
Pir Sultanlar soyumuz assan da bitiremezsin

Sivas senin dağlarında yediveren gül idik
Nesimi, Uğur, Hasret sizlere doyamadık

Biz türkülerle şiirlerle halaylarla geleceğiz
Biz türkülerle şiirlerle semahlarla gideceğiz

Biz hep her Sivas Katliamı yıl dönümünde mitinglerde acılarımızı ve yakılanlarla ilgili anılarımızı tazeledik. Yakanları,göz yumanları lanetledik…
Yıllar yıllar geçti, acılar katmerlendi yüreklerde.Yanan güzel insanların çocukları büyüdü.Eşleri hem anne oldular hem baba oldular yalnızlık içinde. Daha ne dramlar…
Bilemedim yakılan insanlar gibi adaletin de bu denli yandığını. Bir kez daha yandı acılı yürekler. İnsanları otel odalarına doldurup ateşe verip yakanların “insanlık suçu işlemedikleri” karara bağlandı. Mahkeme kapısında bekleyen yakın ve duyarlı insanları polisler dağıttı, üstlerine coplar, tekmeler indi.
Pek sevgili başbakanımız da yaranın üstüne tuz ekti yine, “memleketimiz için hayırlı olsun” dedi, okul açılışı yapar gibi, fabrika temeli atar gibi. Sivas’ta Madımak Oteli’nde yazarlar, şairler, ışıl ışıl semahçı çocuklar, karikatüristler, müzisyenler yakılırken “Dışarıdakilere bir şey olmamıştır.” diyordu. Oysa“açılım, demokratikleşme” yutturmasıyla gazeteciler, yazarlar, yayıncılar, sendikacılar, avukatlar, Kürt yerel yöneticiler tutuklanıyor, kadınların özgürlüğüne kelepçe vuruluyordu. Zaten sanıklardan firarda olanlar bir türlü yakalanamadı. Oysa onlardan Cafer Erçakmak yıllarca karakola yakın bir yerde ikamet etti. Diğerleri ise içimizden biri gibi savcılıktan iyi hal kağıdı aldılar, sürücü belgesi aldılar, araba satın aldılar. Hatta evlendiler ama kimse görmedi, duymadı nedense. Madımak suçlularını savunan avukatların tümü AKP’den milletvekili oldular. Göstermelik idam cezası alan Erkan Çetintaş cezaevinde yazdığı “Dinde İnsan Kardeşliği” konulu kompozisyon yarışmasında birincilik ödülü aldı. Acaba yaktıkları yazarlar, müzisyenler, çizerler, tiyatrocular, halk dansçıları insan değil miydi?
Dün Sivas Katliamı, daha öncesi Maraş, Çorum, Sivas, 1 Mayıs 77, Roboski ve Reyhanlı, Suruç, Ankara katliamları derken katliamlar konusunda rekor kıracak bir ülkede yaşıyoruz adeta. İnsanları siyasi kimliğinden dolayı, etnik kimliğinden dolayı yakmalar, bombalamalar, tutuklamalar onların asli görevi. Bizim de görevimiz, yaşanası bir dünya düşünü gerçekleştirme kavgasına hız vermek olacak. Çünkü;
Biz türkülerle şiirlerle halaylarla geleceğiz
Biz türkülerle şiirlerle semahlarla gideceğiz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK