9 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 30, 2020
Ana Sayfa Genel RÜŞVETİN BELGESİ Mİ OLUR?

RÜŞVETİN BELGESİ Mİ OLUR?

Bir zamanlar Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan kendisine hediye edilen altın saat için hayır, dese de. Rıza Sarraf rüşvet olarak altın saat hediye ettiğini söylüyordu. Sonra ise rüşveti belgesi mi olur, diyordu. Sonra bu unutuldu, ama rüşvet devletin her alanında devam ediyor hala. Zaten rüşvet olmadan sermayenin devleti ele geçirmesine imkan yoktur. Sermaye, mafya da dahil devleti ele geçirebilmelerinin en iyi yolu rüşvettir. Kapitalist ekonominin siyasi iktidarı belirleyebilmesi için rüşvet çarkını sürekli hale getirmesi lazımdır. Eğer bu rüşvet çarkına uymayan siyasi yapı varsa, sermayenin amacı bu yapıyı devlet yönetiminden uzak tutmaktır. Çünkü rüşvetin temel amacı, birilerini ele geçirmekten daha çok siyasi yapının kontrolünü ve devleti ele geçirmektir. Bu anlamda rüşvet almayan bir bakanın cumhurun iktidarda kalmasına imkan yoktur. Bu yüzden bürokrasi de işler ve yönetim kademesinin secimi rüşvet ilişkileriyle belirlenir. Rüşvet almayan bir bürokratın böyle bir sistemde üst düzey yönetici olmasına imkan yoktur.

Peki rüşvet çarkı nasıl sürekli olur buna bakalım.

Doksanlarda Özal’ın meşhur sözünü herkes bilir.’Benim memurum işini bilir’. Aslında bu söz kültürel kirlenme gibi kullanılsa da, sermayenin rahat iş denetim ve iktidarı rahat ele geçirmesi için söylenmiş bir sözdü. 12 Eylül faşizmi ordu eksenli olduğu için ve geniş bürokratik tabanı kapsamadığı için sermaye de kiminle nasıl bir ilişki kuramayacağını tam bilemiyordu. Tabii sermaye ve ordu arasındaki ilişki tam oturmadığı gibi; sermayeninde devleti ele geçirmesine de kısmi darbe vurmuştu bu durum. En önemlisi sürekliliğini engellemişti. Turgut Özal’ın bu sözünü bu anlamda anlamak lazım. Sermayenin devleti ele geçirme atılımı olarak. Sorun alttaki bürokrat gibi görünse de, daha çok bütün bürokrasinin devleti ele geçirilmesi olarak görmek lazım. Bunun yanında emperyalist tekeller, trösler, karteller bizim gibi ülkelerde, rüşvet almayan yönetici istemezler. Kendi çarklarını bu ekonomi üzerinden var ederler. Özal’ın sözüne buradan da bakmak lazım.

Peki rüşvet nasıl döner? Büyük şekilde parayla dönmez. Daha çok hediye dediğimiz bir düşünce ile döner. Çoğu bürokrat hediyeyi rüşvet olarak görmez. O daha çok onlara göre, bulunduğu makamın onurlandırılması veya etkin olması yapılan katkı olarak algılanır.Bilakis Polis teşkilatı ve Valilik ve Belediyelerde çoğu iş böyle görülür. Devletin bu tarz kurumlara az ödenek çıkarması, bu kurumları sürekli hediyelere açık olmasını sağlar.
Çoğu alanda hediye farklı şekile bürünür. Bazen bir yalı, konut, araba, tatil, burs, yemekler, kadın, silah veya daha üst yöneticilik. Bunlar saymakla bitmez. Bu hediye anlayışı her alanda devam eder. Bir okula yayın satmanın yolu genellikle hediyeden geçer. Bir hastane de doktorlara kendi firmasının ilaçlarının satmasının yolu da hediyeden geçer. En basit ihale de bile, hediyeler gider gelir. Bu bazen bir laptop, deri çanta, tatil, yemekli günler. Baş hekimin neler aldığını düşünün ya da eğitim ve sağlık bakanlarının. Hediyenin temel amacı rüşvet çarkının devamlılığını sağlamaktır. Ülkemizde rüşvet hediye paketleri şeklindedir. Günümüz ordusu hızlı bir şekilde dönüşütürülerek hediyeye uygun hale getirilmiştir. Ordu tamamiyle sermaye şirketlerinin denetime geçerken buradaki temel ölçüt hediye paketlerine bürünmüş rüşvettir. Sermaye rüşvetle iktidarı ele geçirir. İktidarını korumasının tek yolu da rüşvettir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK