9 C
İstanbul
Perşembe, Eylül 24, 2020
Ana Sayfa bilim 22 Mart Dünya Su Günü

22 Mart Dünya Su Günü

2020 YILI DÜNYA SU GÜNÜ İÇİN
KULLANILABİLECEK HUSUSLARA DAİR BİLGİ NOTU

Uluslararası Dünya Su Günü her yıl 22 Mart’ta Tatlısu kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve Tatlısu kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine odaklanılmasını sağlamak amacıyla kutlanmaktadır. Her yıl farklı bir tema kullanılmaktadır. 2020 yılının teması “Su ve İklim Değişliği”dir. Her yıl gerçekleştirilen bu kutlamaları Birleşmiş Milletler (UN) organize etmektedir. Dünya Su Günü ile ilgili ilk öneri 1992 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Kalkınma Konferansında (UNCED) yapılmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 22 Mart 1993’ te Dünya Su Günü kararının resmi olarak imzalanmasından sonra her yıl kutlanılmaya başlanmıştır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nde (İDÇS); iklim değişikliği, karşılaştırılabilir bir zaman periyodunda gözlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan ya da dolaylı küresel atmosferin bileşimini bozan insan etkinlikleri sonucunda iklimde oluşan bir değişiklik olarak tanımlanmıştır. İklim değişikliği, fosil yakıtların yakılması, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkinlikleriyle atmosfere salınan sera gazlarının doğal sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerküre ikliminde oluşan değişiklikleri ifade etmektedir. Yeryüzünde yaşanan iklim değişikliğinin tarihçesi çok eski olmakla birlikte iklim üzerinde insan etkilerinin Sanayi devrimi ile başladığı kabul edilmektedir. Sanayi devrimiyle birlikte artan fosil kaynak tüketimi, arazi kullanımındaki değişiklikler ve ormanların tüketilmesi gibi insan etkinlikleri atmosferdeki sera gazı birikimlerini hızla arttırmıştır. Bu nedenle, 19. yüzyılın ortalarından itibaren dünya tarihinde ilk kez, iklimdeki doğal değişebilirliğe ek olarak, insan etkinliklerinin de rol oynadığı yeni bir döneme girilmiştir. Atmosferdeki CO2 ve diğer sera gazı birikimlerinde sanayi devriminden sonra başlayan hızlı artışa paralel olarak, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında da belirgin ısınma eğilimleri gözlenmektedir. Son küresel değerlendirmelere göre, ortalama yüzey sıcaklıkları geçen yüzyılda yaklaşık 0.6 °C oranında artmıştır. Yağışlar ise, geçen yüzyılda kuzey yarımkürenin orta ve yüksek enlem bölgelerinde %5-10 arasında artarken, subtropikal karaların önemli bir bölümünde yaklaşık %3 oranında azalmıştır. Gelişmiş iklim modelleri, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarının 1990-2100 döneminde 1.4-5.8 °C arasında artacağını öngörmektedir. Sıcaklıklardaki artışa bağlı olarak, hidrolojik döngünün değişmesi, kara ve deniz buzullarının erimesi, kar ve buz örtüsünün alansal daralması, deniz seviyesinin yükselmesi, şiddetli hava olaylarının frekansının ve şiddetinin artması kuraklık, çölleşme, salgın hastalıkların ve zararlıların artması gibi, dünya ölçeğinde sosyoekonomik sektörleri, ekolojik sistemleri ve insan yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyecek önemli sonuçlarının olacağı beklenmektedir. İklim değişikliğinin kilit unsurlarından biri, suyu okyanuslarımızdan atmosfere, karaya, nehirlere ve göllere ve ardından yeniden denizlerimize ve okyanuslarımıza kesintisiz şekilde dağıtan Dünya su döngüsü üzerindeki etkisidir. İklim değişikliği atmosferdeki su buharı seviyelerini arttırmakta ve su bulunabilirliğini daha az öngörülebilir hale getirmektedir. Bu kimi yerlerde daha yoğun yağmur fırtınalarına, kimi yerlerde ise, özellikle yaz ayları sırasında çok şiddetli kuraklıklara sebep olabilmektedir.

Munzur Gözeleri – Tunceli

Diğer bir deyişle İklim değişikliği su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Gelecekte daha fazla sel ve ciddi kuraklık yaşanacak demektir. Sel ve kuraklıklardan okyanus asitleşmesine ve yükselen deniz seviyelerine kadar, iklim değişikliğinin su üzerindeki etkilerinin önümüzdeki yıllarda şiddetlenmesi beklenmektir. Günümüzde hava ve okyanus sıcaklıklarının arttığını, kar ve buzulların yaygın bir şekilde eridiğini ve deniz seviyelerinin yükseldiğini gösteren pek çok araştırma bulunmaktadır. 2 “Avrupa’da iklim değişikliği, etkileri ve hassasiyeti “başlıklı AÇA raporuna göre Avrupa’daki birçok bölge halihazırda daha şiddetli sel ve kuraklık olayları ile yüz yüze kalmaktadır. Buzullar erimekte; kar ve buz örtüsü küçülmektedir. Yağış modeli değişerek, genel olarak nemli bölgeler daha nemli ve kuru bölgeler daha da kuru hale gelmektedir. Aynı zamanda, ısı dalgaları, şiddetli sağanak ve kuraklık gibi iklim ile ilgili aşırılıklar, sıklık ve yoğunluk bakımından artmaktadır. Daha aşırı ısı dalgaları, insan sağlığı üzerindeki etkilerine ek olarak daha yüksek buharlaşma oranlarına sebep olmakta ve bu çoğu zaman zaten su kıtlığı yaşayan yerlerde su kaynaklarının daha da azalmasına neden olmaktadır. Aşırı sıcaklıklarda büyük artışlara ek olarak, akarsu akışlarında azalmalar görülmektedir. Bu durum daha şiddetli kuraklık, daha düşük ürün verimi, biyoçeşitlilik kaybı ve orman yangınları riskini arttırmaktadır. İklim değişikliğinin nehirlerin ve göllerin ortalama su sıcaklığını etkilemesi, tatlı su sistemleri üzerinde önemli etkilere sahiptir. İklim değişikliğinin tetiklediği bu durum, su habitatları üzerinde kirlilik dahil diğer baskıları arttırmaktadır. Yapılan çalışmalardan elde edilen öngörülere göre 2100 yılına kadar, sıcaklıkların artışına da bağlı olarak kış yağışlarının daha çok yağmur şeklinde düşmesi ve kar örtüsünün daha hızlı bir şekilde eriyerek yüzeysel akışa katılması söz konusudur.

Munzur Gözeleri

Aynı zamanda yağışların yıl içerisindeki dağılımının yani şiddet ve sıklığının da değişmesi veya kayması beklenmektedir. İklim değişikliğinin, gelecek on yıllarda da devam edeceği beklenmektedir. Gelecekteki iklim değişikliğinin ölçeğini ve etkilerini iki etken belirleyecektir. İlki, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik küresel anlaşmaları ne derecede uygulacağımız. İkincisi ise, mevcut ve öngörülen iklim aşırılıklarından kaynaklanan riskleri en aza indirmeye yönelik en doğru ve etkin adaptasyon stratejilerini ve politikalarını belirleyip uygulamamızdır. Gözlemlenen iklim değişiklikleri, ekosistemler, ekonomi ve insan sağlığı ve refahı üzerine şimdiden geniş etkilere neden olmaktadır. Şehirler ve bölgeler, sellerin etkisini azaltmak için daha sürdürülebilir, doğa bazlı çözümler kullanarak ve kuraklıklarla baş edebilmemiz için suyu daha sürdürülebilir, daha akıllı yollarla kullanarak buna ayak uydurma çabaları içine girmiştir. Sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğini hafifletmek iklim değişikliğinin etkilerini azaltma politikalarının merkezinde yer almaktadır. Ancak daha fazla sel , kuraklık, deniz seviyelerinin yükselmesi ve diğer aşırı hava olaylarına dair beklenti ve öngörüler kamu kurumlarını yeni iklim gerçekliklerine adapte olmak için giderek daha fazla önlemler almaya itmektedir. 3 Daha az su kullanımı ve israfın önlenmesi bu adaptasyon stratejilerinin kilit unsurudur. İç sular ve kıyılar boyunca sel riski altındaki bölgelerin belirlenmesi, iklim değişikliğinin öngörülen risklerinin hesaplanması ve bu riskleri azaltmak için tedbirler alınması gerekmektedir. İklim değişikliğinin olumsuz etkileri sıcaklık artışı, yağışların düzensizliği, bazı yörelerde aşırı yağış bazılarında kuraklık beklentisidir.

Solhan Yüzen Ada
Solhan Yüzen Ada Bingöl

Bu etkilerin tarımda verim kayıplarına, dünyada nüfusun gıda güvenliğinin riske girmesine, salgın hastalıklara ve açlık sorunlarına yol açacağı öngörülmektedir. Küresel ısınmaya bağlı olarak görülen iklim değişikliği sonucu su potansiyelinde meydana gelen azalma ile birlikte artan nüfusun su talebinin artması, su kaynaklarının etkin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Suyun yoğun kullanıldığı tarım sektöründe, İklim değişikliliği sonucu kuraklığın etkilerini hafifletme amacıyla ekim teknikleri, mahsul çeşitlendirme, toprak kullanım yönetimi teknikleri yanı sıra su tüketimini azaltan basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması adaptasyon çalışmaları arasında yer almaktadır. Hayvancılıkta, yerel hayvanların mera arazilerinde otlatılması da adaptasyon önlemleri içerisinde bulunmaktadır.

kaynak: http://www.dsi.gov.tr/docs/d%C3%BCnya-su-g%C3%BCn%C3%BC/2020-dsg-bilginotu.pdf?sfvrsn=0

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK