9 C
İstanbul
Cumartesi, Eylül 26, 2020
Ana Sayfa Kritik TEMMUZ VE YANGIN ŞİİRLERİ

TEMMUZ VE YANGIN ŞİİRLERİ

İSLİ GECELER

Söyle yeni çıngıları,
Arap kısraklarının nallarından sıçrayan sesler gibi,
Döne dolaşa bana ulaşan,
Ağular mı beni o güzel türküler,
Yoksa bir kıvılcım olup Madımak’ta tutuşan
Ve
Zamana yenik düştü derken,
Sanki dün gibi geçti seneler,
Turfanda özlemler bu!
Tenimize yapışık isli geceler,
Nazar değmesin diye değil bu isler,
Sulara saklanmış ağıtları ayıkla,
Temmuzun sıcağından
Ve
Ortalığı alt/üst eden,
Gece kuşlarının kızıl ötüşlerinden
O!
Kara geceden.

Gürel SÜRÜCÜ

MADIMAK

Ya Sivas’tı
Ya temmuzdu aylardan
Tir tir titredim sıcağında
Hiç türküler yanar mı
Hem de otuz yedisi birden
Üstelik küçük bir çocuktum
Ne zaman Madımak deseler
Kül kesilir oyuncaklarım

Hayrettin Geçkin

NÂR-A

-Madımak’ta birlikte yandıklarıma-
sevmeyenleri sevmeseler ölürlerdi
bundandır hâlâ kavruk güzellikleri
ne yangınlardan geçtiler, oy
sivas’a nâr’a yetiştiler

köz sırasındalar şimdi pir sultan’la
içkin naralarla sevgi pişirmedeler
madımak’ı yakanları kurtarmak için divanda
uykusuz söyleşideler

Aziz Kemal Hızıroğlu

ALEVİ’YİM BİR FİTİLİN
alevi’yim
bir
fitilin

sevda tepelerinden ormanlarla
yanarak geldim kıyım iline başka can için
ne zaman tanrılara şölen gerek, sunak yollarıma
ne zaman söz ıssızlığa yakalanır, türkülerim dilden dile
fırtınaların dinmediği uzun gecelere dost yok
rakkaslıdır iki yanım, palyoştur omuzlar

ruhuyum bir fitilin, söktüm bedenimi
direnmeyi bilen lambalar için
inançla yanıyorum
karanlığın
içinde
aydınlatarak mumçiçeklerini
özgüveni unutturmasın diye

Aziz Kemal Hızıroğlu

SİVAS’DAN KIZILIRMAK
Kan dökücü kır tazıları,
Kanlı Pazarın katilleri
Gaz dolu bidonlarla bu sefer
Yürüyorlar Madımak oteline
Allahu ekber nidalarıyla
Bir kez daha
Bir kez daha
Ateşe veriyorlar hayatı
Debisini arttırıyor
Sivas’tan geçerken Kızılırmak
Yüreği ağzında
Korkuyor ona.

Abbas Karakaya

YÜKSEĞE ASILIR SAZIMIZ

Sivas katliamı anısına

Çelenklerle geliyorlar, takım elbiselerle
kara gözlüklü, parfümlü, kolonyalı, hacı yağlı
Mersedesin eksoz sesi karışıyor mekanizma sesine.
Kurbanlık etin kokusu yayılıyor ülkeye.
Nutuklar, fetvalar minarelerden veriliyor.
Öldürmeyeceğiz, öldürmedik, biz katil değiliz.
Bir mezar yaptılmış yakılan kemiklerden
ağızlarında kurbanların suyu akarken.

Altunun kokusuna gelenler çok
iş ilanlarına, aç karınlarıyla
bayrağa sarılırlar aç karınlarıyla
kitaba sarılırlar aç karınlarıyla
yalana sarılırlar aç karınlarıyla
insan yakarlar aç karınlarıyla.

Ah yoksulun bak şu zenginin ensesinde yağa
On ülke daha doyar, yaşama sadakayla
Varırlar secdeye, parmakuçlarına kadar kanla.

Ama görüyor çocukları, ter içinde olanlar
yıllardır acıdan başka bir şey duymayanlar.
Bir Allahımız yok bizim, Koçgiri, Dersim
Maraş, Malatya, Çorum, Sivas, Gazi, Ankara!
yıllardır kör bıçakla kesilmişiz.
Öpülür yükseğe asılır sazımız,
taptığımız insandır bizim.

İsmet Alıcı

GÜL YANGINI

diri diri yaktılar Behçet’i

(oy madımak
………………kara kara sakalı
……………………………sakalı küften
…………………………………………..adamsılar)

taze dalı yakarken bile
…………………………..insan
…………………………..ürperir
……………..cansı sesler gelir

(oy madımak
……………. ak ak alınları
……………………..sütten ak
……………………………….o canları
……………………………….yaktılar diri diri)

ey ateş böcekleri
……………………size kalbini
…………….yurt yapan ozanı
diri diri yaktılar
………………..yandı gül oldu

(oy madımak
………………alev madımak
…………..madımak duman)

yalnız Behçet değil
………………………onlarca can
üşümesin diye vatan
………………………..yandı kül oldu

(oy madımak
……………..ağudan madımak)

bir kara
………..küflü koza
……………………tozutuldu
kıt aklın avlanma saati
uludu yobazın adamcı iti

kanadı
………Pir Sultanın gülden yarası

Umut Germeç

OĞLU SİVAS’TA YAKILAN ANANIN SÖYLEDİĞİ

Soruyorlar neden
2 Temmuz gününden sonra
sıyırdın bunca yılı üstünden
sıyırdın da geleceği kuşandın
bir oğul yitirmiş gibi değil
bir oğul getirmiş gibi
dünyaya yeniden

Ben anayım oysa
bilirim nereye giderse gitsin
yüreğimle birliktedir oğlumun yüreği
bir şenliğe çağırdıkları zaman
bilirim ne sazını esirgerdi ne sesini
paylaşmak isterdi elinde ne varsa
adında taşıyordu özlemini
yaşamı bir semah gibi yaşamanın
döne döne turna kanatlarıyla

Soruyorlar neden
2 Temmuz gününden sonra
köyüne götürdün oğlunu
toprağa vermek için
soruyorlar onun
toprağa nasıl dağlara nasıl
sevdalı olduğunu bilmeden

Ben anayım oysa
bilirim nereye giderse gitsin
sesimin içindedir oğlumun sesi
göç ettiğimizde İstanbul’ a
bilirim daha sekiz yaşında
kalmak için nasıl gizlenmişti
buğdayların arasına
nasıl doldurmuştu ceplerini
köyünün taşıyla toprağıyla

Soruyorlar neden
2 Temmuz gününden sonra
bir yangını dolaştırıyor
parmaklarını neye değdirsen
yansımış oluyor bütün bakışlara
bir alev gibi ölüm acısı
üstündeki o kapkara giysiden

Ben anayım oysa
bilirim nereye giderse gitsin
elimin yanındadır oğlumun eli
is karartır duman boğar ateş tırmanırken
bilirim nasıl el ele verdiklerini
direnç nasıl ulaştı birinden ötekine
nasıl çoğaldı ufacık bir umut titreşimi
o gün ben bir daha doğdum yananların külünden
kendimi bir daha adadım doğurup yaşatmaya

Kemal Özer

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ÇOK OKUNANLAR

YANNİS RİTSOS’UN ŞİİRİNDE DÜŞSEL VE MELANKOLİK ÖĞELER

Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın ve 19. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği...

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE İŞÇİ FİLMLERİ FESTİVALLERİ

A. Halûk Ünal 15. İşçi Filmleri Festivali (İFF) bitti ve geldiği nokta itibariyle, arkasındaki yaratıcılar...

DÜNYA COVİD19’A TESLİM OLDU

Cahit BÜÇKÜN DÜNYA, COVID-19’A TESLİM OLDU, “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” ANLAŞMASI YAPTI!Başta eşitlikçi ve insanı yaklaşımla Covid-19’ı sıfırlayan ve akıllı...

TAMLASANA

TAMLASANA   Uyandım yine eksik yanımla tamlasana elimi yüzümü yıkasana sevginle ayı alıp güneşini koy gökyüzüme hadi durma gülüşünü giyindir işe giderken ellerini koy çantama aman ha unutma yanağımda kalsın dudakların merak etme yüreğin...

SON YORUMLAR

Özgür BAŞKAYA on #YargıtayTahliyeEt
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş on HAŞHAŞ GAZETESİ VE KAYMAKAM ABDÜLKADİR AKSU
Ikbal kaynar on ŞİİRİM ISITIR SENİ
gulhan genc on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on Evin Anahtarı
Rafet Canpolat on Evin Anahtarı
Atilla IŞIK on Evin Anahtarı
Deniz on Evin Anahtarı
Arif Sürücü on ASKIDA EKMEK
Perihan sever dirican on ASKIDA EKMEK
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultan on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Neslihan Sultam on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gökhan GURBETOĞLU on ÖZLEDİĞİM ÇINAR ALTI
Gürel SÜRÜCÜ on HAYIR BABA TÜRBESİ
İlter koçak on HAYIR BABA TÜRBESİ
Fikret Ökmen on GUNDİ
Perihan sever dirican on GUNDİ
Hatem on GUNDİ
Selim DURMUŞ on GUNDİ
Hüseyin Ceylan on BERBER  
Tacettin Mert on İŞÇİ
Tacettin Mert on AGORA MEYHANESİ
Gökhan GURBETOĞLU on ANNE ÖP DENİZİ
Songül on ŞİDDET
İsmet Çallıbay on ANNE ÖP DENİZİ
Erdem KAYA on İKİ ARADA BİR DEREDE
Gürel Sürücü on ŞİİRE DAİR ÖNERİLER (2)
Hulusi keleş on AYRIK OTU
Gürel on AYRIK OTU
Mehmet İşbitiren on AYRIK OTU
Bir amatör futbolcu on AMATÖR TİYATROCULARIN DRAMI
Hasan GÜL on KUTSAL EKMEK